alexa

Eskişehir altın fiyatları - altın ne kadar? 13.03.2019

Videoyu Aç Eskişehir altın fiyatları - altın ne kadar? 13.03.2019
A
a

Eskişehir altın fiyatları hafta ortasında ne durumda? Eskişehir'de dolar ne kadar, Euro ve diğer döviz kurları kaç liradan alıcı buluyor? Piyasa kapanış verileri...

Eskişehir serbest piyasada altın hafta ortasında kaç liradan alıcı buluyor? Kapalıçarşı ve serbest piyasada gram altın, yarım, tam ve çeyrek altın fiyatları. Eskişehir dolar fiyatı ve Eskişehir Euro fiyatı öğleden önce hangi seviyede?
Serbest piyasa altın fiyatları ve döviz kurlarından derlediğimiz verilere göre, 

Eskişehir altın fiyatları
Eskişehir'de saat 17.00 itibarı ile
Gram altın fiyatı: 230 TL
Çeyrek altın fiyatı: 385 TL
Yarım altın fiyatı: 770 TL
Tam altın fiyatı: 1540 TL
Cumhuriyet altını fiyatı: 1565 TL
22 Ayar bilezik gram fiyatı: 221 TL
Has altın fiyatı: 230 TL

Eskişehir döviz kurları
Eskişehir'de Amerikan Doları: 5.49 TL
Eskişehir'de Euro: 6.21 TL
Eskişehir'de İngiliz Sterlini: 7.25 TL

İstanbul serbest piyasada döviz fiyatları

Serbest piyasada dolar 5,46 liradan, euro ise 6,1640 liradan güne başladı. 
İstanbul Kapalıçarşı'da 5,4580 liradan alınan dolar 5,46 liradan, 6,1620 liradan alınan euro ise 6,1640 liradan satılıyor. Bir önceki günün kapanışında dolar 5,4590 liradan, 6,1590 euro ise liradan satılmıştı. 

Serbest piyasada altın fiyatları

Serbest piyasada 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 229,90 lira oldu. 
İstanbul Kapalıçarşı'da 229,70 liradan alınan 24 Ayar Külçe Altın (Gr.) 229,90 liradan, bin 514 liradan alınan Cumhuriyet Ata Lira bin 535 liradan, 209,50 liradan alınan 22 Ayar Bilezik (Gr.) 213,50 liradan, bin 479 liradan alınan Lira (Tam) Ziynet bin 499 liradan, 740 liradan alınan Yarım Ziynet 750 liradan ve 370 liradan alınan Çeyrek Ziynet 375 liradan satılıyor. 
 

Fitch'ten potansiyel Türkiye büyüme beklentisi

Fitch Ratings'in tahminine göre Türkiye'nin potansiyel büyüme hızı yüzde 4.3'e geriledi. 
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'ten yayınlanan raporda gelişen ülkelerin potansiyel büyüme hızı tahminlerine ilişkin revizyonlar açıklandı. Rapora göre; Türkiye'nin potansiyel büyümesi 0.5 yüzde puanı azalarak yüzde 4.3 seviyesine geriledi. 
Türkiye'nin revizyona ilişkin kurun geçen yılki yükselişinden bu yana gelişen sert dış değişikliklerin etkisini yansıttığı kaydedildi. GSYİH'ye göre yatırımlardaki sert düşüşe dikkat çekildi. 
Ayrıca; raporda bu durumun sermaye stokunda önceki tahmine göre önemli ölçüde düşük büyümeyle sonuçlanacağı bildirildi. 
 

Hazine ve Maliye Bakanlığı: "916,4 milyon euro tutarında DİBS ihracı gerçekleştirildi"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihracına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; 13 Mart 2019 tarihinde, doğrudan satış yöntemi ile 916,4 milyon euro tutarında 15 Mart 2019 valörlü, 13 Mart 2020 itfa tarihli Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihracı gerçekleştirildi. DİBS almaya hak kazanan bankalara, satış tutarları bilgisi 13 Mart 2019 Çarşamba günü İHS (Merkez Bankası Ödeme Sistemleri İhale Sistemi) vasıtasıyla Merkez Bankası tarafından iletilecek. 

 

TCMB: “İhtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6 Mart tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırmanın yapılabileceği belirtildi. 

Enflasyon gelişmeleri 
Özette enflasyon gelişmeleriyle ilgili şu ifadeler yer aldı: “Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 0,16 oranında artmış ve yıllık enflasyon 0,68 puan gerileyerek yüzde 19,67 olmuştur. Yıllık enflasyon enerji grubu hariç alt gruplarda gerilemiştir. Enerji grubunda petrol fiyatlarındaki yükseliş; temel mal enflasyonunda ise döviz kurundaki ılımlı seyrin yanı sıra iç talepteki zayıflama etkili olmuştur. Hizmet enflasyonu bu dönemde enflasyona düşüş yönünde sınırlı bir miktar katkı verse de, yüksek seyretmeye devam etmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda, çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonu yavaşlamış, ana eğilimi ise bir miktar yükselmekle birlikte düşük seviyelerini korumuştur. Özetle, Türk lirasında yakın dönemde gözlenen ılımlı seyir ve zayıf iç talep koşulları tüketici enflasyonundaki gerilemeyi desteklerken, birikmiş maliyet yönlü baskılar daha olumlu bir görünümü sınırlamaktadır. 

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonu Şubat ayında 1,72 puanlık bir düşüşle yüzde 29,25’e gerilemiştir. Söz konusu gerilemeye hem işlenmiş hem işlenmemiş gıda grubu katkı vermiş; yıllık enflasyon bu gruplarda, sırasıyla, yüzde 20,18 ve yüzde 39,07 olarak gerçekleşmiştir. İşlenmemiş gıda grubu yıllık enflasyonundaki gerilemede taze meyve-sebze fiyatları belirleyici olurken, bu alt grubun yıllık enflasyonu yüzde 59,75 ile yüksek seyrini korumuştur. 

Enerji grubu fiyatları Şubat ayında yüzde 0,75 oranında artmış ve yıllık enflasyon 1,51 puanlık yükselişle yüzde 14,57 olmuştur. Bu gelişmede uluslararası enerji fiyatlarındaki görünüme bağlı olarak artan akaryakıt ve tüpgaz fiyatları belirleyici olmuştur. 

Temel mal grubu yıllık enflasyonu Şubat ayında 1,53 puan düşerek yüzde 21,22’ye gerilemiştir. Bu dönemde, yıllık enflasyondaki yavaşlama eğilimi alt gruplar geneline yayılarak sürmüştür. Dayanıklı mal grubu fiyatlarında gerileme devam ederken, giyim ve ayakkabı grubu yıllık enflasyonunda zayıf iç talep koşullarına bağlı olarak gözlenen düşüşün yavaşlayarak sürdüğü gözlenmiştir. Diğer temel mallarda da aylık fiyat artışı zayıf seyretmiştir. Özetle, son dönemde temel mal grubu enflasyonunda kaydedilen ılımlı seyirde, Türk lirasındaki görünüm ve iç talepteki yavaş seyrin etkileri izlenmiştir. 

Hizmet grubu fiyatları, Ocak ayındaki yüksek artışın ardından, Şubat ayında görece ılımlı bir artış kaydederek yüzde 0,58 oranında yükselmiştir. Böylelikle, grup yıllık enflasyonu 0,26 puanlık düşüşle yüzde 15,14 olmuştur. Yıllık enflasyon kira grubunda yatay seyrederken, diğer alt gruplarda gerilemiştir. Bu dönemde lokanta-otel grubu yıllık fiyat artışı gıda enflasyonu görünümüne paralel olarak yüksek seyretmiştir. Ulaştırma hizmetleri yıllık enflasyonu, talep koşullarındaki seyre de bağlı olarak, kara ve havayolu taşımacılığı fiyatları öncülüğünde gerilemiştir. Hizmet enflasyonu iç talep koşullarındaki yavaş seyre karşın, gerek maliyet unsurları gerekse geriye doğru endeksleme neticesinde yüksek seviyesini korumuştur.” 

Enflasyonu etkileyen unsurlar 
Son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini gösterdiğinin kaydedildiği özette, enflasyonu etkileyen unsurlar hakkında şunlar yer aldı: “2018 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi üçüncü çeyreğe kıyasla gerilerken, hizmetler ve inşaat sektörlerine ilişkin göstergelerle birlikte iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sektörler geneline yayıldığı görülmektedir. Yurt içi talep ve ithalattaki yavaşlamaya karşılık mal ihracatı ve turizm talebindeki güçlü seyirle birlikte net ihracatın son çeyrekte dönemlik ve yıllık büyümeye yüksek katkı vermeye devam ettiği değerlendirilmiştir. 

Finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Kamu harcamalarındaki artış, dayanıklı mallardaki vergi indirimlerinin süresinin uzatılması ve kredi hacmindeki kısmı yükselişin ilk çeyrekte yurt içi talepte ılımlı bir toparlamayı desteklediği değerlendirilmektedir. 

Son dönemde başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere küresel büyüme görünümüne ilişkin yavaşlama sinyallerine rağmen dış talep nispeten gücünü korumaktadır. Yurt içi talepteki yavaşlamaya bağlı olarak firmaların dış piyasalara yönelme eğilimi ve pazar çeşitlendirme esnekliği mal ihracatını desteklemekte; gecikmeli döviz kuru etkileri, krediler ve iktisadi faaliyetteki yavaş seyir ithalat talebini sınırlamakta; canlı seyreden turizm talebiyle birlikte dış dengedeki iyileşme hızlı bir şekilde devam etmektedir. Önümüzdeki dönemde cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir. 

İşgücü piyasası verileri, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı teyit etmektedir. 2018 yılının Ekim-Aralık dönemi verilerine göre tarım dışı istihdam başta inşaat olmak üzere sektörler genelinde üçüncü çeyreğe kıyasla azalmış, işsizlik oranları yükselişini sürdürmüştür. “ 

Para politikası ve riskler 
Özette para politikası ve riskler ile ilgili “Bir önceki PPK toplantısını takip eden dönemde küresel iktisadi faaliyette gözlenen ivme kaybı devam etmiş, özellikle Avrupa Bölgesi büyümesinde yavaşlama eğilimi belirgin hale gelmiştir. Bu çerçevede, 2019 yılına ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmiştir. Dış ticarette süregelen korumacılık eğilimleri küresel ekonomi politikalarına yönelik belirsizliği artırarak önümüzdeki dönem küresel büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 

Küresel enflasyona ilişkin, özellikle gelişmiş ülke işgücü piyasalarındaki olumlu görünüm çerçevesinde ücret kaynaklı yukarı yönlü riskler devam etmektedir. Buna karşılık, küresel büyüme görünümündeki zayıflama eğilimi ve enerji fiyatlarındaki seyre bağlı olarak önümüzdeki dönemde küresel enflasyon baskılarının nispeten ılımlı seyredeceği öngörülmektedir. 

Küresel büyümedeki ivme kaybının belirginleşmesine bağlı olarak, gelişmiş ülkeler para politikası duruşuna ilişkin görünüm bir önceki PPK dönemine göre bir miktar daha gevşemiştir. Bu durum gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları açısından daha olumlu bir görünüm arz etmekte; ancak, küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliğin ve küresel finansal risklerin oldukça yüksek olması portföy akımları üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 

İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler ile maliyet unsurlarının seyri ve fiyatlama davranışlarına ilişkin belirsizlikler önümüzdeki dönem enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiş ve politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutmuştur. 

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir. 

Para politikası duruşu oluşturulurken, maliye politikasına dair esas alınan görünüm fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye odaklı, para politikasıyla eşgüdüm arz eden bir politika duruşu içermektedir. Bu doğrultuda, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirleneceği varsayılmıştır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir. 

Para politikası ve maliye politikası arasında kuvvetlendirilen eşgüdümün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüştürülmesi yönünde yürütülmekte olan ortak çabaların fiyat istikrarını sağlamaya katkıda bulunması beklenmektedir. Bunun yanı sıra, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam edilmesi fiyat istikrarına ve dolayısıyla toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır” denildi. 
Merkez Bankası bir sonraki PPK toplantısını 25 Nisan’da gerçekleştirecek. 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat