Hatipoğlu-WEB

ESES Birinci Lig’e Amigo Orhan sahneye çıkıyor

Videoyu Aç ESES Birinci Lig’e Amigo Orhan sahneye çıkıyor
A
a

1966 yılındaki Play-Off maçında Bursaspor ile de karşılaştık. Tarihi maçı 3-1 kazandık. Amigo Orhan da o maçta ‘sahneye’ çıktı. 12 Haziran 1966’da Eskişehir’deki maçta Güneşspor’u 3-1 yenerek Birinci Lig’e yükseldik.

Osman Cemoğlu’nun annesi Ferdane Cemoğlu’nun Hürriyet’e yazdığı ‘şikâyet mektubu’ ESES sevgisinin kanıtı olmuş. Ferdane Hanım mektubunda “Eskişehirspor kocalarımızı bize iade etsin” diye isyan eder!
 
Osman Cemoğlu, Eskişehirspor’un tarihi maçlarından birini şöyle anlattı: “Play-Off maçları 66 yılının Mart ayında başladı ve Haziran’ın ilk haftasında tamamlandı.  3. Nisan 1966 tarihini hiç unutamam. Bursa’ya gittik. Dalga dalga... Otobüslerle, arabalarla... Açık kasalı kamyonlarla... Yine hastalık derecesinde bir Eskişehirspor sevdalısı olan babamla birlikte gittim. Adeta Bursa’ya çıkartma yaptık. Yollarda birbirini sollayanlar, marşlar, el sallamalar, kornalar...  Bursa’ya kadar uçsuz bucaksız bir konvoy oluşturduk. Maç müthiş bir ortamda oynandı. Sahada da çok sert futbol var. Maç ikide bir duruyor. Sakatlıklar, sedyeler... Anormal bir atmosfer. Maçın son 15 dakikasında açık tribünün arkasından taşlar yağmaya başlıyor. Babamla stattan ayrıldık. Dışarıda beş taşın 25 kuruşa satıldığını gördüm. O tarihi maçı 3-1 kazandık. Amigo Orhan da o maçta ‘sahneye’ çıktı. Maçtan sonra Bursalı taraftarla bizimkiler karşı karşıya geliyor. Yüzlerce Bursalı... Amigo Orhan ve arkadaşları kaçmıyor. Aksine hücum ediyorlar. Yiğit bir insandır. Yüz yüze bir temas oluyor, sürtüşmeler, yumruklaşmalar oluyor... Bursalılar kaçmaya başlıyor. Amigo Orhan bu maçtan sonra artık sahaya iniyor. Bir baba Hindi ve es es es ki ki ki eski eski es tezahüratlarıyla yepyeni bir tribün kültürü yaratıyor. Bursa’dan sonraki ilk maçta Amigo Orhan, tribünleri sahanın ortasından yönetmeye başladı. Önceleri böyle bir adet yoktu. Bursalı taraftarlardan ipini koparan sahaya iniyordu. Sonra Amigo Orhan da indi ama tam bir centilmen, tam bir maestro gibi. Sonra bütün Türkiye tanıdı onu.  Fenerbahçe tarihinin en büyük zaferlerinden birinde kendisine görev teklif edildi. Manchester City maçında Orhan Abi görev yaptı. Bursa maçı takıma öz güven getirdi, tribünleri de ateşledi.  İstanbul’da onca takım var, futbol kültürü var, seyirci var ama hepsi Eskişehirspor taraftarına hayrandı. Sadece takımı değil taraftarın şovunu da izlemeye gelirdi İstanbullular.”
 
Kimsenin beklemediği bir başarıydı
Cemoğlu: Play-Off maçları sonunda Eskişehirspor ve Altınordu 1. Lig’e yükseldi.  Eskişehirspor kurulduğu yıl Süper Lig’e çıkan ilk ve tek takım oldu.  Ülke futbol tarihinde bir ilk oluyordu bu durum. Kimsenin beklemediği bir başarıydı. Çünkü çok köklü ve büyük takımlar vardı. Kimse böyle bir başarı beklemiyordu. Ama öyle bir jenerasyon geldi ki inanılmazdı gerçekten. Hangisini anlatayım İsmail’i mi, Fethi’yi mi, Kamuran’ı mı, Hakkı’yı mı, Nihat’ı mı, İlhan’ı mı, Ayhan’ı mı, hangi birini anlatayım? Müthiş başarılar yaşadılar, bizlere de harika duygular yaşattılar.”
 
Kim lan bu Fethi!
Cemoğlu: Eyüp Kurtgöz diye bir sınıf arkadaşım vardı. İnegöllü olduğu için Bursa’daki 3-1’lik o tarihi maçta Bursalıların arasına oturmuş. Ortam çok gergin, Tribünler tıklım tıklım dolu. Bursa’nın ligdeki üçüncü yılı... Grup maçlarını lider bitiriyorlar. Bu sene kesin çıkarız diyorlar. Hakem düdüğü dudağına almış maçı başlatmak üzere Fanatik Bursalılardan biri tribünden ‘Ulan bu takımda Fethi varmış, kim lan bu Fethi’ diye bağırıyor. İki üç kere bağırıyor böyle. O arada da hakem maçı başlatıyor, santrayı bizimkiler yapıyor.  30’ncu saniyede golü buluyoruz. Ve golü Fethi atıyor. Bizim Eyüp arkadaş o bağıran adama dönüyor “Amca Fethi’yi soruyordun, işte golü atan Fethi” diyor. Adam, Eyüp’e bir tokat patlatıyor. Eyüp maçın sonuna kadar bir daha ağzını açmıyor.
 
Sanki rüyada gibiyiz
Play-Off’un son maçında artık Birinci Lig’e çıkacağımız belli olmuştu. Eskişehir’deki maçta 12 Haziran 1966’da Güneşspor’u 3-1 yeniyoruz. Takım şampiyon. Taraftarlar ve futbolcular tek bir vücut gibi, sanki rüyada gibiyiz... Cadde ve sokaklara bayraklar asılıyordu. İsteyen çalışanlara izin veriliyordu. Herkes Eskişehirspor ile yatıp Eskişehirspor ile kalkıyordu. Tüccarından kamu görevlisine, sendikacısından işçisine müdüründen memuruna kadar... Takıma inanılmaz bir sevgi vardı. Birlik ve beraberlikte inanılmazdı. Şampiyonluk masallarda olduğu gibi günlerce kutlandı. Böyle büyük bir sevdayı her yerde görmek herhalde mümkün değildi.
 
ESES kocalarımızı bize iade etsin
Şehirdeki Eskişehirspor sevgisinin hangi boyutlara geldiğini anlatan bu mektubu annemin ağzından yazarak Hürriyet Gazetesine göndermiştim. 29 Mart 1969 tarihinde Tahsin Öztin’in yönettiği “Serbest Kürsü” köşesinde yayınlanan mektup şu şekildeydi:
Eşim 700 lira maaşlı bir memur ve Eskişehirspor’un koyu bir hastasıdır. Eve Kırmızı-Siyah renklerden başka renkli bir eşya sokmamaktadır. Evet, bu Eskişehirspor yüzünden ailevi durumum çekilmez bir hale geldi. Eskişehirspor’u ben dahil 4 çocuğumdan daha fazla sevmektedir. Ayrıca Eskişehirspor’un her deplasmanına gidip ortalama 100 lira harcamakta ve bunu çocuklarının nafakasından kesmektedir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Eskişehirspor kazanınca sevinçten, yenilince üzüntüden komaya girinceye kadar içmektedir. Bunun tabii neticesi olarak da evde, huzursuzluk çıkarmaktadır. Bu durum sadece benim başımda değil, bütün Eskişehirli hanımların başındadır. Şehrimizin kulübü şehirce tutulur ama böyle hastaca tutmak bizleri çileden çıkarıyor. Sorarım size şimdi, bu durumda biz nasıl olur da Eskişehirspor’u tutar ve onun muvaffakiyeti için çalışırız? Kocalarımızı bize iade etsin başka ihsan istemiyoruz...
FERDANE CEM

NOT: Tahsin Öztin şehirde tepkilere neden olmasın diye mektubun sonuna annemin adını (Ferdane Cemoğlu) yazmamış,  F. CEM rumuzuyla yayınlamıştı.

ESES’E şiir yazdı

ESES’E şiir yazdı


Cemoğlu: Türkçe dersimize giren Ahmet Sevimli bir gün sınıfta şiir yarışması yaptı. Hayatımda hiç şiir yazmamışım Türkçe dersinden sürekli 10 alıyorum. Düşündüm ne yazabilirim acaba diye. Aklıma Eskişehirspor geldi. Türkiye liglerinde rüzgar gibi esiyor. Ve yazdığm Eskişehirspor şiiri birinci seçildi. Ödül olarak da Ahmet Sevimli Hocam’dan Kılıçoğlu Sineması için bir bilet kazanmıştım. Hayatımda yazdığım tek şiir Mehmetçik Ortaokulu’nun aylık gazetesinde de yayınlanmıştı.
 
İSMAİL ARCA

İSMAİL ARCA


Eskişehirspor’un 52 yıllık tarihinde yüzlerce futbolcu büyük izler bırakmıştır. Her biri kuşkusuz şükranla anılmaktadır. Ama benim için İsmail Arca’nın yeri çok farklıdır. 1965 yılında giydiği Eskişehirspor formasını 1982 yılına kadar aralıksız 17 sezon onurla taşımış ve Siyah Kırmızı forma altında 520 resmi maça çıkarak büyük bir rekorun sahibi olmuştur. Ayrıca Milli müsabakaların oldukça az oynandığı o yıllarda çeşitli kategorilerde 53 kez ay yıldızlı formayı giyerek TFF tarafından altın madalya ile onurlandırıldı. Ayrıca A Milli Takım’da Fatih Terim, Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Cemil Turan, Rasim Kara gibi Türk Futbol Tarihi’nin en önemli spor adamlarının da 9 kez kaptanlığını yaptı.

Efsane nasıl doğdu beşinci gün
 
1000
icon
Ercan Aktaş 26 Ocak 2018 17:43

Harika bir söyleşi olmuş. O günleri adeta tekrar yaşadık. Emeği geçenlere teşekkürler

0 0 Cevap Yaz
Esesli Cizre'den 26 Ocak 2018 12:41

Ne mutluki o günleri gördük.Şimdi başka bir takım tutma lüksümüz yok tekrar o günlere benzer hayallerimiz var.

0 0 Cevap Yaz
Selçuk Kaya 26 Ocak 2018 10:51

Bu aşkı yaşatan geçmiş teki herkese teşekkür ediyorum

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

TARIM FUARI