alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

Emanet oylar geri gelecek!

Videoyu Aç Emanet oylar geri gelecek!
A
a

Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Tepebaşı bölgesinde bizim oyumuz AKP’nin 10 bin altında. 10 bin oy kaybımız var. Ama İYİ Parti ve HDP’ye giden oy 42 bin. 10 bin nerede 42 bin nerede? Bu oylar emanet oylar. Söyleyeceğim bu" dedi

Tepebaşı belediye Başkanı Ahmet Ataç ES TV’de canlı olarak yayınlanan “Ekstra Gündem” programında canlı yayın konuğu oldu.  Tepebaşı Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda Başkan Ahmet Ataç, gazeteciler, Ali Baş, Murat Taşkın, Kerem Akyıl ve Ayhan Aydıner’ın sorularını yanıtladı. Sözlerine Özdilek Sanat Merkezi’nin MİT binasından dönüştürülmesinin hikayesini anlatarak başlayan  Ahmet Ataç, “İnsanlar geceli gündüzlü burayı kullanıyorlar. O da bizi mutlu ediyor. Burası bir buluşma noktası oldu. Ulaşımı kolay keyifli bir yer. Yazın burada bir takım etkinlikler yapılıyor sinemalar oynatılıyor. Buranın dolması çocukların gelmesi bizleri çok mutlu ediyor” dedi. Erken seçim konusunu da değerlendiren Ataç, “Erken seçim niye oldu? Baş etken ekonomi. Dolar o kadar hızlı yükseldi ki yetiştiremediler bile. Bu doların önünü keseceklerdi kesemediler. Akaryakıtı bir yerde durdurdular, baskı altına aldılar. Ama enflasyon yürüdü, işsizlik zaten çok büyük boyutlarda. Yani ülkenin elle tutulacak bir tarafı yok şuanda. Eğer yanlış bir şey görüyorsam lütfen düzeltin” dedi.

ÜRETİM OLMAZSA İŞSİZLİK ÇÖZÜLMEZ 
Başkan Ataç, “Daha önce insanların yüzde 90’ı iş istiyor demiştiniz bu hala devam ediyor mu?” sorusuna ise, Üretime geçilmedikçe bu işsizlik çözülmez. İnanın çok sıkıntılı. Ayda bir lira para girmeyen evler var. Bunları biz birer yaşıyoruz. Çok sıkıntılı. Geçen gün, üçüz bebeği olan bir ailenin ziyaretine gittim. Baba genç bir baba, genç bir anne. Üçüz çocukları asgari ücretle maaşla çalışıyor. Anne çocuklara baktığı için, zengin biri olsa çocuklarına bakıcı tutar. Kendi de gider bir yerde çalışır. Ama mümkün değil. Şimdi çocuklarına da iyi bakmak istiyor anne. Ama bir başladılar, eczaneye şu kadar borcumuz var, markete şu kadar borcumuz var götüremiyoruz, aldıkları 1600 lira para. Oradan belki 100 lira bir eczaneye dağıtıyor, 100 lira markete veriyor o ayı öyle geçiştiriyor. Ama netice bu insanlar sıkılmışlar gerçekten sıkışmışlar. Girdim ben iki saatte çok bunaldım. Ülkenin insanlarının bu halde olmasından bunaldım” 

40 GÜN GECELİ GÜNDÜZLÜ KOŞTURDUM 
“Eskişehir’de CHP’den çok fazla bir oy bekleniyordu, ama Eskişehir’de o oy alınmadı. SHP 1989 yılında dar kesimli bölgelerden oy alabiliyordu” sözleri üzerine Ataç, “Yerelde iktidar olursak genelde de iktidar oluruz. 1989 örneği çok önemli. Şimdi bende aşağı yukarı 40 gün geceli, gündüzlü koşturdum. İnan 40 gün bir insanın tepkisi ile karşılaşmadım. Ben referandum da benim bölgemde 36 binlik bir oy artışı olmuştu. Ben aynı şeyi bu seçimde de bekliyordum. Hatta Cumhurbaşkanlığı seçimi oranının yüzde 60’larda olacağını tahmin ediyordum. Ama yanılmışız olmadı. Bu sadece Eskişehir’de olmadı. Bütün Türkiye’de genelinde oldu. Bana inanın biraz tuhaflıklar geliyor. Seçimin neticeleri bana tuhaf geliyor” ifadelerini kullandı. “Merkez sağ seçmeni yerel seçimde İYİ Parti’ye yönelir mi?” sorusuna ise Ataç şu yanıtı verdi: “Baktığınızda İYİ Parti seçimin parlayan yıldızlarından bir tanesiydi. Meral hanımın şahsında. Ama neticeye bakıyorsun, partisinin oyu Meral hanımdan bir hayli yüksek. Bu bir kere beklenmiyordu. Yani partiyi sürükleyen Meral Hanım, Meral hanım partisinden az oy alıyor. Tam tersi olması lazım. İkincisi, MHP’nin bu kadar oy alacağını hiç kimse, zannetmiyordu. Anketçiler de tahmin etmiyordu. Ben Güneydoğu’daki MHP oyuna hala inanmıyorum. Türkiye genelinde HDP’nin oyunun arttırılıp barajı geçmesi, herkesin konuştuğu şeydi bu. Çünkü HDP barajın altında kalırsa, 50 veya 60 tane milletvekili otomatikman AKP’ye geçiyordu. Bunu kimse istemiyordu. Karşı tarafın talebinin dışında. Bunu istediğinde de bu ülkede PKK’lı oluyorsun bu ülkede. Bu resmi parti mi? Tarikat mı? Futbol kulübü mü? Ne? Ne bu? Resmi bir parti. Meclise girmesi kadar doğal ne olabilir ki? Niye bunu barajı geçti veya geçecek demek PKK’lık mı olacak? O zaman iki dudağınızın arasında kapatın partiyi. Bu kadar hazmedemiyorsanız kapatın partiyi. Ama değil işte. O meclis çatısının altına ne kadar çok demokrasi o kadar iyileşecek güzelleşecek. Seçimde de ben bunları söyledim her yerde söyledim. Bu gün Avrupa’da demokrasi varsa, yedili sekizli koalisyonlar sayesinde oluyor.

YEDİ SEKİZ TANE PARTİ OLDU KÖTÜ MÜ? 
Bakın ne güzel oldu İYİ Parti girdi, Saadet girdi, HDP girdi, Demokrat Parti girdi. AKP var CHP var. Yedi sekiz tane parti oldu kötü mü? Eğer bir Kürt sorunu varsa meclis çatısının altında çözülmesi lazım. Böyle Dolmabahçe’de bilmem nerde kapılı kapılar ardında çözülmez. Veya Habur’dan davulla zurnayla PKK’yı sokmayla çözülmez. Orada bilmem mahkeme kurup onları temize çıkarmakla çözülmez. Meclis çatısının altında çözülür bu. 
 
10 BİN OY KAYBIMIZ VAR 
Yerel seçim sonuçlarıyla ilgili olarak da çarpıcı açıklamalarda bulunan Başkan Ataç, “ Benim bölgemde Tepebaşı bölgesinde bizim oyumuz AKP’nin 10 bin altında. 10 bin oy kaybımız var. Ama İYİ Parti ve HDP’ye giden oy 42 bin. 10 bin nerede 42 bin nerede. Bu oylar emanet oylar. Söyleyeceğim bu” dedi. “Geri gelir diyorsunuz dimi başkanım?” sözlerine ise Ataç, “Emanet oy işte” yanıtını verdi. 

İYİ İLİŞKİ İYİ HİZMET
"Siz sağ kesimden oy alabiliyorsunuz. CHP genelde bunu yapamaz mı?” sorusu üzerine Ataç, “Eğer güven yaratırsanız her şey çözülüyor. Bu da durup dururken, olmuyor gidip sırtını okşamakla olmuyor, ne deyim kahvede pişpirik oynamakla olmuyor. Hem ilişkileriniz iyi olacak hem hizmet edeceksiniz. Yani Tepebaşı’nda 1999’da geldiğimde, alt yapı yüzde 35’teydi. Odunpazarı yüzde 85’teydi. Yani Tepebaşı küçük bir kasabaydı dediğimde bazıları kızıyor. Benim muayenem de Tepebaşı’ndaydı. Parti içerisinde bir takım etkinliklerde bulunuyordum. Ama Tepebaşı’nın bu kadar bakımsız olduğunu bilmiyordum. Ve sonra bakıyorum bir tane spor sahası yoktu Tepebaşı’nda. Sadece Anadolu Üniversitesi’nin içerisinde bir kaçta saha vardı. Veya spor salonu vardı. Ama Tepebaşı’nda yoktu.  O kadar ihmal edilmiş bir bölgeydi. Şimdi hizmet ettikçe insanlar yapılanları görüyor. Kullanıyorlar. Hoşlarına gidiyor, hiç görmemiş hayatında. Basit kültür gezileri. Belki çoğu gittiğinde İstanbul’u ilk defa görüyordu. Çanakkale’yi, Konya’yı ilk defa görüyordu. Vapura ilk defa biniyordu. İlk dönem Şile’ye bizim personeli götürmüştüm. Gittik iki gece falan kaldık. Çok güzel geçti kayığa bindiler, yüzdüler. Dönerken bir işçim geldi dedi ki, ‘Başkanım çok teşekkür ediyorum. Askerden sonra ilk defa Eskişehir dışına çıktım’ dedi. Çocuk Senfoni İstanbul Zorlu Performansa konsere giderken, başların Erol İpekli vardı. Basit bir köprüden geçerken çocuklar, ‘Boğaz Köprüsü mü?’ diye soruyorlarmış. Şimdi o çocukların da çoğu ilk defa Boğaz Köprüsü’nden geçtiler, Boğaz’ı gördüler. Denizi gördüler. Gittiler devlerin konser verdiği salonda konser verdiler. Bunlar hiçbir zaman unutulmaz. İzmir’e gittiler ilk defa annelerinden babalarından ayrı otelde kaldılar.  Bazen bakıyorum 2009’dan bu yana 100’ün üzerinde yer açmışız. Bu hem istihdam, hem insana dokunma, Sanat Kültür, Spor, Sosyalleşme ne dersen var içerisinde. Güzel bir başarı oldu. Daha da olur ama bütçeler yetmiyor.


KEMAL BEY DE MUHARREM İNCE DE KIYMETLİ
“SİZCE BU İLLER BANKASI’NIN KREDİ VERMEME ISRARI NEDİR?” 

Tamamen siyasi. Buradan bir milletvekilinin adını söylüyorlar orada. Geldi diyorlar, kredi verirseniz sizi Cumhurbaşkanına şikayet ederim diyormuş.  İller Bankası’ndan iki dönemdir kredi alamıyoruz. Biz krediyi ödemesek vermeyin. Ama tıkır tıkır ödüyoruz.  Gidiyoruz özel bankadan kredi alıyorsun, faizi çok yüksek. Kamuyu zarara sokuyoruz. Bunu kendimiz yapsak hakkımızda soruşturma açarlar. 

HİÇ BİRİSİYLE İLGİLENMİYORUM
CHP Kurultayı hakkında görüşlerini bildiren Ataç, “İnanın benim Kemal beyde kıymetli Muharrem İnce’de kıymetli. İkisiyle de ayrı dostluğumuz ilişkilerimiz var. Üç sene her Salı Meclis’te Kemal beyle hep beraber olduk. Buradan insanlar gittiler. Referandumdaki o 36 binlik artışı bu ziyaretlere bağlıyorum. Çünkü yaklaşık 15 bin kişiyi götürmüşüz. Ama böyle bir karşı karşıya gelme yanlış oldu. Kesinlikle yanlış oldu. Yerel seçimi bekleselerdi ondan sonra o yarışmalarını yapsalardı. Biz de gönül rahatlığıyla çalışsaydık. Şimdi bir sürü dedikodu. Senaryolar var. Yemin ediyorum hiç birisiyle ilgilenmiyorum. İster atarlar bizi ister görev verirler ister vermezler kendilerinin bileceği şey. Verirlerse biz işimizi en güzel şekilde yapmaya devam ederiz. Vermezlerse de şurada muayenem var gider otururum orada. Para kazanırım. 
Ama ben bu şehre hizmet etmeyi çok seviyorum. Sağlığım el verdikçe de koşturacağım bu şehir için. İnsanların buraya gelip met etmeleri, bana Eskişehir’i anlatmaları bizim için bir övünç kaynağı. 

ÜYE SİSTEMİNE GEÇİLMELİ 
Delege seçimlerinde hiç seviyorum. Bir taraf kazanıyor, bir taraf kırılıp dökülüyor. Böyle bir başarı olmaz. Bu başarı bunu kırıp dökmek için olmamalı. O açıdan artık delege sisteminin bitip üye sistemine geçilmesi çok önemli. Bu konu açıldığında her zaman İtalya seçimini örnek veririm. Adam 300 bin oyla seçildi. Üyelerin katıldığı bir mücadelede 300 bin oyla seçildi. Bu bizim gönlümüzün de istediği bu zaten. İkisi de çok kıymetli ben  o kadar sevindim. Muharrem İnce’nin yüzde 30’lar alması… Partide yüzde 3’lük bir oy düşmesi oldu bunun nedeni… Bizim seçmenimiz hayırsever. Bu sene MHP’ye verir ertesi sene HDP’ye verir öbür sene İYİ Parti’ye verir. 
 
PARTİNİN OYU NEDEN YÜZDE 10 AŞAĞIDA? 
Ataç, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu yerel seçimlerin işaret fişeği. 15-0 alacağız söylemleri var?” sözlerine şu yorumu yaptı: “Bunu söyleyenler bana şunun cevabını versinler. Partinin oyu neden Cumhurbaşkanının oyundan yüzde 10 aşağıda? Resmen partiyi kapının önüne koydular. 

TEPEBAŞI’NDAN MEMNUNUM 
“Adaylık konusunda ne düşünüyorsunuz. Yılmaz Hoca aday olacak mı öyle bir bilginiz var mı?” sorusuna, Ataç,  “Ben olacağını tahmin ediyorum. Yani veya olmak istiyor olacak diye demeyim de. Tabi devam edecekse yukarısı da uygun görürse, benim için de her hangi bir sıkıntı yok. Ben Tepebaşı’ndan son derece memnunum. Benim Tepebaşı’ndan en ufak bir sıkıntım yok. Ben burayı beğenmiyorum bana şöyle geliyor böyle geliyor, deyip de şuraya gideyim demek istemiyorum. Çünkü bunun Türkiye’de öyle örnekleri var ki mesela biz Antalya’yı bunun yüzünden kaybettik. Burada da Burhan Sakallı Büyükşehir’i istedi haklı olarak ister tabi. Burhan gibi deneyimli belediye başkanını yapmadılar Harun Karacan’ı yaptılar. Burhan da alındı haklı olarak. Sonra da Odunpazarı’nı kabul etmedi. Böyle bir şey olunca da Kazım Kurt kazandı. Bunlara çok dikkat etmek gerekiyor” yanıtını verdi. 

İMAR AFFI İÇİN BİLGİ VERECEĞİZ 
Biz ilk etapta muhtarları toplayacağız ciddi bir bilgi vereceğiz. Merkez muhtarlar kırsal muhtarlar. Ona göre iki etaplı yapacağız. Sonra isteyen derneklere, sendikalara bilgiler vereceğiz. Baya gelenler oluyor onlara anlatılıyor.  Ekim ayının sonuna kadar yapı kullanım belgelerini almaları lazım, yılsonunda da parasını ödemesi lazım.  Burada arsanın kaç metrekare onların vergi değerlendirmesi ile işlem yapılıyor. Binanın tahmini rakamı ile toplanıyor. Yüzde 3’ü konutsa yüzde 3’ü vergi olarak yansıyor. Ticaretse yüzde 5’se yüzde 5 olarak yansıyor. Bana göre imar barışı İstanbul için yapıldı. İstanbul’da çok ciddi imar yasalarına aykırı işler yapıldı. 

İNSANLARA DOKUNMADAN OLMUYOR
Alpu’ya yapılması planlanan Termik Santral konusunda Danıştay’ın kararını değerlendiren Başkan Ahmet Ataç, “Çok önemli bir karar. Orada tarım alanlarını korumak için alınmış bir karar. Oradaki karar hukuksuz belirsizlikler şeklinde nitelendiriyor. Bu bizim çok elimizi rahatlatıyor. Orada Alpu’dan genç bir çiftçi Emine hanıma dedi ki biz sizden aş istemeye gelmedik, iş de istemiyoruz. Bizim toprağımıza dokunmayın dedi. Bu işin özeti yani” diye konuştu. 

VATANDAŞLARA DESTEK OLACAĞIZ 
Saha çalışmalarından söz eden Ataç şunları söyledi: Yakın arkadaşlarım da neredesin hiç gözükmüyorsun diyorlar, hanım da öyle diyor. İnsanlara dokunmadan olmuyor. Mesela o gittiğim 3’üz bebekleri görmeseydim bilmeyecektim durumlarını. Şimdi onlara destek olacağız, sağlıklı büyümeleri için. Organizedeki temaslarımız çok iyi gidiyor. Programıma her hafta iki fabrika koyuyoruz. Şimdi Baycan elektrik var. Arçelik’in yan sanayisi. Yaklaşık 500 kadın çalışıyor. Çok iyi bir sistem kurmuşlar. Tesadüfen bir yerde Hakan diye genç bir arkadaşımızla konuşurken montaj atölyesini anlattık. Çok beğendiler, burada da yapabiliriz dediler. Arkadaşlar gitti falan, şuanda 3 erkek bir kız gencimiz orada montaj yapıyorlar. Oradan bir ışık doğdu. Bu tip fabrikalara 3’er 4’er çocuk yerleştirirsek, birçok gencimize iş imkanı, evden dışarı çıkması,  sosyalleşmesi açısından çok faydalı. Şimdi toplumun yüzde 10’u engelli. Bunu acıyarak değil de bu tip çalışmalarla aşabiliriz. Gerçekten çalışmaya başladıktan sonra birey olabiliyorlar. Gerçekten çalıştıktan sonra rahat gezebiliyorlar, rahat temas kurabiliyorlar. Ve tek bir duyguları var sevgi. Böyle bir şey olmaz. Bizim aramızda da çok farklı ilişkiler var. İnşallah organizeden de böyle olumlu şeyler yansır. 

KARACAN NE YAPIYOR?
Biz istenmedik yere neden gidelim. Bizi okul müdürü falan değil başındaki insanlarla sıkıntı yoksa okulların hala talepleri var. Ama hani bir şey oldu mu ikaz ediyorlar, ihtar veriyorlar. Sıkıştırıyorlar. Peki, yardıma ihtiyacı olan okullara kendileri para gönderiyorlar mı? Tepebaşı belediyesi iş yapmasında ne yaparsa yapsın. Belediyede siyaset yapmayan okulda neye siyaset yapacağım. Karne dağıtılırken Harun Karacan’ı davet edip karne verdirmiyorlar mı? Harun Karacan ne yapıyor? O siyaset yapmıyor biz siyaset yapıyoruz. Neye yapayım ki? 

5 YILDA PLANLAR HAYATA GEÇER
Kat artırımı, imar alanları  konusunda da değerlendirmede bulunan Ataç, “Bunları anlatayım da kavga edelim. Kat artırımı konusu biliniyor onu tekrar anlatmama gerek yok. Herkesin gözü önünde çok ciddi bir tartışma yaşandı. Ben hala 
haklı olduğumu düşünüyorum. Yeşiltepe gibi bizde 3 nokta var. Yeşiltepe, Fevzi Çakmak, Sazova dolayısıyla Elmalı bölgesi. Fevzi Çakmak’taki sosyal donatı konusunu aşamıyoruz. Yeşiltepe’de  Sakintepe ile örtüştürdük. Sakintepe’nin bazı alanları sos
yal donatı alanlarını karşılıyordu. Fevzi Çakmak’ın sonlarına doğru doğusundaki sınırda bakanlıktan izin alamıyoruz. Kendilerince haklı, reddediyorlar, vermiyorlar. O sosyal donatı alanları açılmadıkça Fevzi Çakmak’ın işini çözmek çok zor. Çözülür ama yıllar sonra herkes birbirine küfür eder ya da bize küfür ederler. Onun dışında diğer mahallelerimiz mesela Yeşiltepe’nin önünde Şirintepe, arkasında Sütlüce, öbür yanında Esentepe var. Onlarda sokaklarda 3 kat daha büyük caddelerinde 4 kat. Tepebaşı ve Odunpazarı’nda aynı rejim var. Onların kat artırımı alması söz konusu değil. Çünkü mevcut 1989’da yapılan imar pla
nının ön gördüğü gibi kat rejimleri. Aklına geldikçe kat verilmez. Nazım planlar niye yapılıyor? Yapılan işin korumak adına yapılıyor. Yeni alanların açılması için 25 binlik planlar yapıldı. Şimdi biz Büyükşehir Belediyesinin 5 binlik planlarını bekliyoruz. 5 binlik planı bitirirlerse Tepebaşı Belediyesi olarak bizde uygulama olan binlik planları hemen yapıp, hayata geçiririz. Ama 5 binlik plan yapılmadan binlik planları yapamıyoruz. Tahmin ediyorum gelecek 5 yılda bu planlarda hayata geçer diye düşünüyorum. Tabi onlar geçerken dediğim gibi böyle mağdur olmuş bölgelerinde giderilmesi lazım” diye konuştu.

TOPRAK SEMPOZYUMU 3 EYLÜL'DE
Yaklaşık 3 Eylül’de başlayacak 19 Eylül’e kadar yaklaşık 15 gün sürecek. 12’incisini yapacağız bu sene. Sanatçılar aşağı yukarı belirlendi, yapacakları işler belirlendi. Şehir pişmiş toprakla örtüştü. Gerçekten o 15 gün iyi geçiyor. Şehrin lehine güzel şeyler oluyor. Yeni eserler kazanacak. Ben gelen misafirlere bizim sanat elçilerimiz diyorum, gittiklerinde yaptıkları işleri, projeyi, Eskişehir’i anlatıyorlar. Onların tabi geri dönüşleri son derece güzel oluyor. Bizde sabırsızlıkla bekliyoruz.  Yine ETİ fabrikalarında yapılacak. Bu sene de rahmetli Firuz Abiye atfedilecek.  

BAŞLARINI EĞDİRMEDİK
Bir seçim dönemine daha gireceğiz. Zamanında yapılırsa zamanımız var ama süreç çok hızlı geçiyor böyle sayılı günlerde. Eskişehir adına tekrar hazırlanacağız. Eskişehir’e iyi hizmet etmek, iyi şeyler yapmak adına hareket edeceğiz. Eskişehir halkı bizim yaptıklarımızı çok iyi anlıyor, takdir ediyor, destek veriyor. Bizde verdikleri güvenin karşılığını vermeye çalıştık, hiçbir zaman başlarını eğdirmedik. Gene Eskişehir için güzel şeyler olsun en büyük dileğim o. Ben Tepebaşı Belediye Başkanı olmaktan büyük onur duyuyorum ve her yerde de anlı açık göğsü kabarık Tepebaşı’nın nasıl bir yer olduğunu anlatıyorum, bundan da çok büyük mutluluk duyuyorum. Zannediyorum Tepebaşı halkının da yüzü gülüyor. Yapılan işlerden mutluluk duyuyor. Bu güzellikler sağlık, mutluluk, barış içinde aydınlık günlere doğru yürüsün.  


 
Kaynak : Anadolu Gazetesi
1000
icon
merkez ilçeli 4 Ağustos 2018 00:57

sayın başkanım tepebaşı bölgesinde kaç mahalleye kapalı pazaryeri yapıldı kaç araçlık otopark yapıldı bağlı bulunan köylere şehir içi mahallelere kaç km yol asvaltlanması yapıldı tepebaşı bölgesinde kaç mahallede kentsel dönüşüme gidildi 500 bin avro hibeyle alınan elektrikli otobüslerden güneş panellerinden güneş enerjili telefon şarj cihazlarından nekadar tasarruf yapıldı elekrikli otobüslerin güneş panellerinin telefon şarj cihazlarının panelle suyu ısıtılan köy çeşmesinin basına verilen reklamlarına belediye bütcesinden nekadar ödeme yapıldı birde geçmişde keşke yapmasaydım dediğiniz birşey oldumu hiç

0 0 Cevap Yaz
Akil 3 Ağustos 2018 09:36

Evet hdp'yi bile destekledi chp

2 4 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat