Bize bir galibiyet lazım

Videoyu Aç Bize bir galibiyet lazım
A
a

Eskişehir Basket’in İspanyol Koçu Josep Maria Berrocal, basketball.com.tr’te açıklamalarda bulundu. Koç Berrocal,  9 maçlık yenilgiler serisine de açıklık getirerek, “Bize bir galibiyet lazım. Kazandığımız ilk maçla birlikte her şey yeniden yoluna girecektir” dedi.

İçten yanıtlar verdi
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin ilk yarısının flaş takımı Eskişehir Basket’tin deneyimli  Koçu  Josep Maria Berrocal, basketball.com.tr’den Anıl Yazar’ın sorularına içten yanıtlar verdi. Koç Berrocal, Eskişehir Basket’in son durumunu, ligdeki rakipleri ve Zeljko Obradovic ile David Blatt ile ilgili olarak da birçok soruyu yanıtladı. Soru-cevap şeklindeki röportajdan öne çıkan notlar şu şekilde;
 
Sezon başında takıma geldiğinizde sadece iki oyuncuyu tanıdığınızı söylemiştiniz. Tanımadığınız bir kadroyu elinize aldınız. Miguel Angel Hoyo hariç diğer asistan koçlarınızı dahi tanımıyordunuz. Üstüne de farklı bir ülke, şehir ve kültür… Sezon başında uyum sağlamakta zorluk çektiniz mi?
Bu benim beşinci yurtdışı deneyimim. Önceki deneyimlerimden tek farkı ikiz çocuk babası olmam. Yeni bir kültüre alışma süreci tabii ki oldu. Eskişehir güzel bir şehir ve desteklenmesi halinde ligin kalıcı takımlarından olarak üst sıralarını zorlayacak potansiyele sahip bir takımı var. Sezon başına gelirsek de birbirimize güvenerek ve çok çalışarak iyi bir takım birlikteliği oluşturduk. Bir takım olmayı ve bu doğrultuda hareket etmeyi amaçladık. Temel anlamda çok büyük problemler yaşamadık.
 
Sezona çok iyi başladınız ve ilk devreyi de 4.sırada bitirdiniz. Ancak ilk devrenin son haftalarında başlayan ve halen devam eden bir düşüşünüz var. Sizce son haftalarda ters giden şeyler neler?
Sezona hem fiziksel hem de mental olarak çok iyi başlamıştık. Kazandığınızda özgüveniniz yükselir kaybettiğinizde de tam tersi. Üst üste aldığımız galibiyetlerle özgüvenimiz yükselmişti. Son dönemde ise her maçta farklı değişkenlerle mücadele etmek zorunda kaldık. Sakatlıkların etkisiyle bazı oyuncularımızın rollerinde değişiklik yapmak zorunda kaldık. Bu da bizim işimizi zorlaştırıyor tabii ki. Hayatımda hiç bu kadar üst üste maç kaybetmemiştim. İlacımız galibiyet. Kazandığımız ilk maçla birlikte her şey yeniden yoluna girecektir. Kazanma isteğimiz ve basketbolumuz geriye gitmedi.
 
Sezonun ilk yarısında bazı yorumcular, Eskişehir Basket’in Avrupa kupalarında mücadele etmemesinin avantajını kullandığını ve sezon başındaki başarılı sonuçlarda takımın sadece lige konsantre olmasının etkili olduğunu söylediler. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?
Yeni kurulan bir takım için her maç öncesinde bir haftalık bir hazırlık süreci olması tabii ki bize yardımcı oldu. Ama sezonun tamamı için bu bir avantaj değil. Oyun alışkanlığı yakalamak ve takımı bir arada tutmak açısından yoğun maç temposu içine girmek, haftada iki maç yapmak daha yararlı olabiliyor. Daha önce çoğunlukla haftada 2 maç oynayan takımlarda çalıştığımda bunu deneyimlediğimi söyleyebilirim.
 
Açık alanda oynadığınız tempolu basketbolla öne çıkıyorsunuz. Bu size ülkenizin aşıladığı bir özellik mi yoksa ligin ve kadro yapınızın getirdiği bir gereklilik mi?         
Bunun temel sebeplerinden biri kadro yapımız. Rowland gibi bir guarda sahibiz. Takımdaki diğer isimler de buna uygun. Açık alanda tempolu oynamak ve rakip yarı sahaya çabuk gelmek benim de oynatmak istediğim ve benimsediğim bir basketbol tarzı.
 
Ligdeki rakibiniz olan iki koçla ilgili sorular sormak istiyorum. Zeljko Obradovic ve David Blatt hakkında neler düşünüyorsunuz?  (FOTO-3)
Blatt çok şanslı biri. Şansını da kendisi yarattı. Şahsen olmasa da tanıyorum kendisini. Ben Barcelona’dayken o da Maccabi de asistan koçtu. Çok zeki ve modern basketbolun neyi gerektirdiğini çok iyi bilen biri. Her koçun sahip olmak istediği bir kariyere sahip.
Obradovic’i gençliğinden beri takip ediyorum. Her zaman kendini güncelleyerek üstüne koyan bir koç. Hakkında çok fazla konuşmaya gerek yok. Başarılarıyla o konuşuyor zaten. Farklı takımlarda başarılı oldu. Gittiği her yerde başarılı oldu. Bu demek oluyor ki nasıl kazanması gerektiğini biliyor.
 
Türkiye Süper Ligi’nde 6 yabancıyla oynayabiliyorsunuz. Bu diğer liglere oranla ne gibi bir avantaj getiriyor takımlara?
İspanya’da yalnızca iki ABD’liye izin var ama Türkiye’de bu konuda serbestsiniz. ABD’li oyuncu pazarının genişliği düşünüldüğünde hem lig daha kaliteli ve rekabetçi bir hale geliyor hem de bu durum Türk oyuncuların gelişimine katkıda bulunuyor. Tabii ki takımınızı oluştururken de elinizdeki seçenekler daha güçlü hale geliyor.
 
Türkiye’de yabancı kuralı hakkında bir değişiklik yapılması söz konusu, 4+1 kuralı düşünülüyor. Mevcut yabancı kuralı hakkında ne düşünüyorsunuz? Mevcut sistemin gençlerin gelişimine zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
Her kuralın getirdiği avantajlar ve dezavantajlar vardır. Şu andaki kuralda Türk oyuncuların oynama süreleri düşük. 4+1 kuralı gelirse bir Türk oyuncunun sahadaki beşte yer alması gerektiği için oyuncular kendini zorlayarak seviyesini yukarı çıkarmaya çalışabilir. Ben oynayan beşin her zaman en iyi oyunculardan oluşması gerektiğini, uyruğa bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. İspanya ACB liginin yaklaşık %68’i yabancı basketbolculardan oluşuyor. Ancak buna rağmen milli takım olarak çok iyi seviyedeyiz. Bence bu mesele üzerinde uyruktan ziyade mantalite ve çalışkanlık üzerine yoğunlaşılmalı.
 
Türkiye Basketbol Süper Ligi’nde kendi takımınız dışında performansıyla dikkatinizi çeken yerli/yabancı isimler kimler?                      
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde çok iyi oyuncular var. Türk basketbolunun da iyi bir geleceğe sahip olduğunu düşünüyorum. Türk takımları Avrupa kupalarının zirveye oynayan takımları arasında yer alıyor. Fenerbahçe’den Jan Vesely, Banvit’ten Tolga Geçim beğenerek takip ettiğim isimlerden. Buğrahan Tuncer de gelişime çok açık bir oyuncu.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat