Hatipoğlu-WEB

Biz bu yarışta birinciyiz

Videoyu Aç Biz bu yarışta birinciyiz
A
a

Millet Bahçeleri Projesi’nin fikir babası AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı: Şimdi başka şehirlerde Cumhurbaşkanı’nın bu kadar severek, benimseyerek anlattığı projede yarışa girecek. Pek çok vilayet en güzel millet bahçesini, en büyük millet bahçesini yapmak yarışına girecek. Biz bu yarışta birinciyiz.

Yerin altında 700 araçlık bir otopark olacak. Santra yuvarlağını muhafaza edeceğiz. Stadın replikasını halı saha ölçeğinde yapacağız. Vali Özdemir Çakacak da aydınlatma direklerinden birini muhafazayla etmeyi önerdi. Bahçe’de yürüyüş alanları, hafif jimnastik aparatları da olacak ama ağırlık yeşil alan olacak.
 
Avcı, ES TV’de yayınlanan Seçime Doğru’nun konuğu oldu. Avcı, eski Atatürk Stadı’nda yapılan programda ES TV Genel Yayın Yönetmeni ve ESGROUP Genel Koordinatörü Ali Baş, Gazeteci Arif Anbar ve Yazıişleri Müdürümüz Cihan Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Avcı, eski stat arazisi üzerinde uygulanacak Millet Bahçesi ile ilgili şöyle konuştu: “Atatürk Stadı’nda son, Millet Bahçesi’ndeki ilk yayını yapmış oluyoruz. Millet Bahçelerinin tüm Türkiye’ye yayılması talimatını veren Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Biz Eskişehirliler olarak 2013’ten hatta 2011’den beri burayla ilgili konuşuyoruz. Burayı konuşurken kent parkı, şehir parkı, şehir meydanı falan derken millet bahçesi diye burayı konuştuk. Cumhurbaşkanımızın özellikle İstanbul’da üçüncü havalimanı dünyanın en büyük havalimanlarından biri olacak inşallah. Birinci bölümü 29 Ekim 2018’te açılınca bütün Atatürk Hava Meydanı’nı millet bahçesi yapacağız demesi işi çok başka boyutlara taşımış oldu. İsim olarak Cumhurbaşkanına millet bahçesini hatırlattık. Beyanname meselesi konuşulurken biz Eskişehir’de stadı yapılaşmaya açmıyoruz, orayı inşallah büyük bir şehir parkı haline getireceğiz biz Eskişehir’de buna millet bahçesi dedik. Ve Eskişehirli de bu tabiri çok sevdi. Tarihimizde de var. Dolayısıyla burası için de bu tabir çok uygun olur deyince Cumhurbaşkanımızda çok benimsedi. İyi de oldu... Böylece şimdi başka şehir yerde cumhurbaşkanının bu kadar severek, benimseyerek anlattığı projede yarışa girecek. Pek çok vilayet en güzel millet bahçesini, en büyük millet bahçesini yapmak yarışına girecek. Biz bu yarışta birinciyiz. Eski statlardan bundan sonra yeni rant merkezleri değil millet bahçeleri fışkıracak.”

Avcı, şöyle devam etti: “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı eliyle buranın yıkımı gerçekleştirilecek. Valilik YİKOB, TOKİ’den aldığı yetkiyle buranın yıkılmasını ve park projesinin tatbikatına müsait hale getirecek. O aşamadan sonra biz vakıf olarak tekrar TOKİ ile bunu sen kaça yaparsın, altına otopark yaparsak... Pazarlık yapacağız. Ama önce buranın tesviyesinin ve tasfiyesinin yapılması gerekir. Bununla ilgili Eskişehir Teknik Üniversitesi çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanımızın 12 Haziran’da Vilayet Meydanı’nda gösterdiği görseller Eskişehir teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi hocaları tarafından hazırlandı. O hocalarımıza ve dekanımıza teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın da beğendiği tasarımlar oldu. Başka vilayetlerde muhtemelen onlardan yararlanacaklar.”
Projenin detayları hakkında da bilgi veren Avcı “Bizim burayla ilgili projemiz alanın üstünün tamamen hiçbir yapılaşmaya izin vermeyerek millet bahçesi, yeşil alan olması. Çay bahçesi, tuvalet gibi küçük bir iki yapı olabilir. İnsanların dinleneceği... Onun dışında ticari herhangi bir yapılaşma olmayacak. Ama yerin altında 700 araçlık bir otopark olacak. Buraya bakıldığında ‘üç bin araç da alır’ denebilir ama bütün altını otopark yapamayız çünkü ağaçların olduğu bölümlerin toprakla temasının devam etmesi lazım. Çim ve çiçeklerin altı otopark olacak. İki buçuk ay içinde burayı temizleyeceklerini söylediler. Arkadaşlar ‘Bir buçuk iki yıl içinde burayı hizmete açarız’ dedi. 2020 sonu diyebiliriz. 2 Eylül 2020’de ya da 29 Ekim 2020’de açarız inşallah...” dedi.
Avcı, şunları kaydetti: “Santra yuvarlağını santra olarak muhafaza edelim. Hatta üzerini de camla kaplayalım dendi. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’ndeki hocalar da kendi disiplinleri açısından öneriyi ele aldı ve şık olacağını ifade ettiler. Tabela gibi stadın santra yuvarlağı orada olacak. Uygun bir yerde stadın replikasını halı saha ölçeğinde stadı yapacağız. Halı saha gibi hizmet verecek. Vali Özdemir Çakacak da aydınlatma direklerinden birini muhafazayla etmeyi önerdi. Bana da mantıklı geldi... Ama eskisini muhafaza etmenin yenisini yapmaktan daha maliyetle olduğu söylendi. Gece kullanımını da kolaylaştıracağı için de iyi bir öneri... Yürüyüş alanları, hafif jimnastik aparatları da olacak ama ağırlık yeşil alan olacak.”

TÜLOMSAŞ hızlı tren üretecek
Avcı, TÜLOMSAŞ’ın hızlı tren üretimiyle ile ilgili iddiaları şöyle yanıtladı: “TÜLOMSAŞ hızlı tren üretecek. Eskişehir’de boşuna Teknik Üniversite demiyoruz. TÜLOMSAŞ’ıyla, TEI’siyle, havacılık sanayiyle, raylı sistemleriyle Eskişehir bu işin merkezi. Hele TÜLOMSAŞ bütün birikimiyle son günlerde ‘eyvah TÜLOMSAŞ kapanacak’ havasına getirenler bile oldu. Öyle bir şey olmaz. Muharrem İnce ne bilir Eskişehir’deki TÜLOMSAŞ’ı... Ona da söylettiler... Kimse ona belediyenin tramvaylarını söylememiş belli. Kardeşim sen onu söylersen biz de kalkar ‘sen madem bu kadar millisin sen neden tramvayları gidip başka yerden aldın kardeşim. TÜLOMSAŞ’a niye yaptırmadın? TÜLOMSAŞ başka vilayetlerinkini yaparken sen neredeydin’ der. Bu ortamda bu tartışmadan da bi şey çıkmaz. TÜLOMSAŞ sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin büyük bir kazanımıdır, zenginliğidir, büyük bir kabiliyetidir. Orası Eskişehir’in ve Türkiye’nin yüz akı olmaya büyüyerek devam edecek.”

Nabi Avcı: Birbirimizi kırıp dökmeden, tamam farklı siyasi görüşler olabilir, farklı yaklaşımlar olabilir, farklı çözümlerimiz olabilir ama neticede Eskişehir bizim, Türkiye bizim... Ortaklıklarımız farklılıklarımızdan çok çok daha fazladır. Bunun da kıymetini bilelim.
 
Millet bilir dedim ama
kazın ayağı öyle değil

Avcı: Milli Eğitim Bakanlığı dönemimde güzel projeler yapmışız. Arkadaşlarla toplantı yaparken ‘Ya çok güzel çalışıyorsunuz, çok güzel işler yapıyorsunuz ama sizin bir zaafınız var. Sizin iletişimden anlayan bir bakanınız yok. İletişimden anlayan bir bakanınız olsa şu yapılan işleri acayip köpürtür, tanıtır’ diye takılıyordum.
Eskişehir’de böyle bir zaafımız var. Bu belki de benden kaynaklandı. Çünkü ‘az laf, çok iş’ sloganını biz çok samimiyetle söyledik. Olabildiğince iş yapalım vatandaş nasılsa görür, takdir eder edik. Pek çok arkadaşımın ikazına rağmen bu karalı uyguladık. Millet bilir dedim ama sonra anladım ki; öyle değil kazın ayağı öyle değil...

Avcı, “Eskişehir’de yaptığınız hizmetlerin tanıtımı konusunda sıkıntı var mı” sorusunu şöyle yanıtladı: “Milli Eğitim Bakanlığı dönemimde güzel projeler yapmışız. Arkadaşlarla toplantı yaparken ‘Ya çok güzel çalışıyorsunuz, çok güzel işler yapıyorsunuz ama sizin bir zaafınız var. Sizin iletişimden anlayan bir bakanınız yok. İletişimden anlayan bir bakanınız olsa şu yapılan işleri acayip köpürtür, tanıtır’ diye takılıyordum. Eskişehir’de böyle bir zaafımız var. Bu belki de benden kaynaklandı. Çünkü ‘az laf, çok iş’ sloganını biz çok samimiyetle söyledik. Şuradan kaynaklandı, çok açık... Eskişehir uzun yıllar kutuplaşmanın dezavantajını yaşamış bir şehir. Yerel yönetim ayrı, merkezi yönetim ayrı... 2011’de ilk aday olduğumda Büyükşehir Belediyesi’ne, Yılmaz Bey’e de de gittim. Nezaket ziyareti yapıyoruz.  İlk gün ‘Hocaların savaşı’ bir manşet... O gün ‘Hocalar savaşmaz, hocalar konuşur dedik. Dolayısıyla ben pek çok şeyi gerilime katkıda bulunur endişesiyle ‘biz şunu yaptık’ dediğin zaman birileri alınır, ‘ona da biz yaptık ha yanlış anlaşılmasın’ dediğin zaman birileri üzerine alınır filan diye gerilime bir de biz bu tür söylemlerle katkıda bulunuruz endişesiyle olabildiğince iş yapalım vatandaş nasılsa görür, takdir eder edik. Pek çok arkadaşımın ikazına rağmen bu karalı uyguladık. Millet bilir dedim ama sonra anladım ki öyle değil kazın ayağı öyle değil... Bunu ne zaman anladım? Dede Korkut Parkı’nda bin harımdan duyduklarım beni uyandırdı. O zaman bizim bunları hiç öyle tevazu şeyine girmeden tane tane anlatmamız burayı da biz yaptık, burayı da biz yaptık, şurayı biz yapıyoruz demenin ayıp olmayacağını, buna hakkımız olduğunu, böyle yapmazsak hizmetin de karşılık bulmayacağını gördüğümüz için artık söylüyoruz. Hem çok iş yapacağız, hem çok tanıtım yapacağız dedik.”

ETÜ diploması almalarını tavsiye ederim
Avcı, Anadolu Üniversitesi’nden bölünerek kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesi ile ilgili eleştiriler için şöyle konuştu: “Bu konuda ciddi bir bilgi kirliliği oluşturulmak istenmiş. O yüzden bıkmadan usanmadan işin özünü anlatmamızda büyük fayda var. Türkiye’de ve dünyada bütün üniversiteler bir başka üniversitenin gölgesinde bulunur ve kurulur. Bizi dinleyenler akıllarına gelen herhangi bir üniversitenin tarihi diye girsinler. Açık çek... Edirne Üniversitesi’ne girsinler, Niğde Üniversitesi’ne girsinler... Afyon’da Kocatepe Üniversitesi nasıl kuruldu? Anadolu Üniversitesi’ne bağlı yüksekokullar vardı. Orada bir yapı mayalandı. Sonra ayrıldı ve yeni bir üniversite oldu. Adı Kocatepe Üniversitesi oldu... Kütahya Dumlupınar Üniversitesi aynı şekilde kuruldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi... Orası AÜ’nün hem çocuğu hem torunudur. Orada hem AÜ’ye bağlı hem Kocatepe’ye bağlı okullar vardı. Osmangazi Üniversitesi nasıl kuruldu? 92 yılında AÜ tam ortadan ikiye bölündü. Şimdi bütün bu bölünmelerden AÜ bir zaafa uğradı mı? Hayır... Anadolu Üniversitesi bugün çok daha iyi durumda değil mi? Evet, çok daha iyi durumda... Osmangazi kurulurken “Tıp Fakültesi ve mühendislik başka bir rektör adayına oy verir. Onun için onları ayıralım” gibi numaralar dönmüş. Olabilir, hangi gerekçeyle olursa olsun Osmangazi, Dumlupınar, Kocatepe, Şeyh Edebali diye üniversitelerimiz oldu. Gaye Hanım’a Meclis’te de söyledim. Sizin mezun olduğunuz Hacettepe Üniversitesi nasıl kuruldu? Hacettepe, Ankara Üniversitesi bölünerek kuruldu. Mezun olduğumu ODTÜ nasıl kuruldu? TBMM bahçesindeki barakalarda kuruluyor. Eğitime orada başlıyor. Rektörlük binası da üç katlı bir bina...”

O zaman sizi ETÜ’ye almayız!
Avcı “Bütün bu tartışmaların içinde özellikle Teknik Üniversite’ye ayrılan hocaların AÜ’deyken aldıkları döner sermaye ek ödenekleri kesileceği endişesi... Doğru... AÜ’ye geri dönmek isteyen bir grup hoca beni Meclis’te ziyarete geldi. Onlara ‘Birkaç sene sonra gelip biz Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne geçelim derseniz o zaman sizi almayız’ diye takıldım. Devlet bir üniversite kuruyorsa onu ödeneksiz bırakır mı? Hocalar bundan mahrum kalacakları endişesiyle biraz tepkili davrandılar ama öyle olmayacak. Bir kere AÜ’nün Kalkınma Bakanlığı ile yürüttüğü pek çok proje ETÜ’ye aktarılacak. O projeler için dönene paralar ETÜ’ye ödenmeye devam edecek. Yeni projelerden belki eskisine oranla çok daha fazla gelir gelecek. Döner sermaye oluşacak...” diye konuştu.

Ayıp bir şey yapıldı, öğrenciler kışkırtıldı
Avcı, şöyle devam etti: “Bir de o süreçte çok ayıp bir şey yapıldı. Öğrenciler kışkırtıldı... ETÜ’ye giden öğrencilere AÜ’deki gibi bir liraya üç kap yemek verilmeyecek, dendi. Kütüphanede verilen ücretsiz çorbadan ETÜ öğrencileri yararlanamayacak gibi şeyler yapmışlar. Böyle bir şey olabilir mi? Öğrenciler için hak kaybı söz konusu olmayacak. Diploma meselesi... AÜ’yü kazanıp gelen öğrenci istediği takdirde diplomasına Anadolu Üniversitesi yazdıracak. İsterlerse AÜ isterlerse ETÜ mezunu olacaklar. Ben onlara ETÜ diploması almalarını tavsiye ederim.

Rektör Gündoğan’a teşekkür
Avcı, “Buranın millet bahçesi olma sürecinde, yeni stadın yapılması ve buranın yapılaşmaya açılmaması sürecinde Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan’ın çok büyük katkısı vardır. Kendisine bir kere daha teşekkür ederim. Naci Gündoğan hem AÜ Rektörü hem de önce Türk Dünyası Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi sonra da Türk Dünyası Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi olarak bu sürece çok büyük katkısı oldu. Hem ona hem de onun şahsında AÜ’ye teşekkür ederim” dedi.

Türkiye böyle bir kilitlenmeyi taşıyamaz
Avcı, seçim süreci hakkında şöyle konuştu: “16 Nisan referandumu propaganda sürecinde muhalefet ‘eğer bu anayasa değişikliği kabul edilirse Türkiye diktatörlüğe gider. Bütün yetkiler cumhurbaşkanı elinde toplanır. Meclis göstermelik bir kuruma dönüşür. Meclis’in fonksiyonu kalmaz’ diyordu. Şimdi bu seçimde özellikle son 15 gündür ciddi bir söylem değişikliği başladı. Cumhurbaşkanı üzerinden değil Meclis üzerinden propagandalarını yoğunlaştırmaya başladılar. Muhalefet Cumhurbaşkanlığı seçiminde recep Tayyip Erdoğan’ın önünü kesemeyeceğini gördü. O zaman ne yapalım, onu engelleyemiyorsak hiç olmazsa Meclis çoğunluğunu muhalefet kazanırsa o zaman Cumhurbaşkanının elini kolunu bağlarız. Bu hesabın içine girdiler... Tamam, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy ver ama milletvekili seçiminde muhalefete oy ver ki Tayyip Bey’i dengeleyen bir güç oluşsun. Bu 16 Nisan’da söylediklerinin tersi bi şey. Niyetleri de çok açık. Cumhurbaşkanı ayrı Meclis’teki çoğunluk ayrı olursa ciddi sıkıntı doğar. Meclis öyle yasalar çıkarırsa Cumhurbaşkanının elini kolunu bağlar. Millet feraset gösterecektir. Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçen millet, Meclis’te de onu yalnız bırakmaz. Ama diyelim ki Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu ama Meclis çoğunluğu muhalefetin elinde oldu. Gitmez o, yürümez. Erken seçim olur. Vatandaş ister seçim olmasını... Piyasalar bunu kaldırmaz. İşler o kadar kilitlenir ki Türkiye ekonomik olarak da, siyasi olarak da, askeri olarak da böyle bir kilitlenmeyi taşıyamaz. Dolayısıyla bu seçim çok önemli. Seçmenin basiretli davranacağını düşünüyorum. Çünkü 7 Haziran’ seçimlerinde biz bunun bir örneğini yaşadık. Böyle bir durumda Türkiye’nin nasıl bir Fetret Dönemi’ne gireceğini, nasıl bir sıkıntı olacağını vatandaş 7 Haziran’da gördü. AK Parti’ye karşı olanlar da bile ‘biz ne yaptık’ şeyi elle tutular şekilde görülüyordu.

Polemik gibi görünen laflar
Muhalefet ne söylüyor? AK Parti’nin ne söylediği az çok belli. Şunu yapacağız diyoruz, bunu yapmayacağız diyoruz. Burayı millet bahçesi yapacağız, üçüncü havalimanı diyoruz, emekliye, öğrenciye şunları yapacağız diyoruz. Muhalefet ise hayatta çok ciddi karşılığı olmayan, günü kurtarmaya yönelik, polemik gibi görünen laflar... Popülizm ama onun da altı yok. İşte biz 54 dönümlük millet bahçesi yapacağız diyoruz. Onlar da ’54 yetmez, biz 154 dönüm yapacağız’ dese ‘tamam onun hayali daha büyük deriz’ ama öyle bir söylem yok.
İlkesel bir tutarlılığı var mı?

Muhalefet seçim kampanyasını ‘parlamenter sisteme dönüş’ üzerine oturtacak. Çünkü 16 Nisan’da ne diyordu? Diktatörlük geliyor, şöyle olacak böyle olacak. O zaman bunun seçimdeki karşılığının ‘Diktatörlüğü önleyeceğim yani parlamenter sisteme geçeceğim’ demesini bekliyordum. Hiç yok hatta o kadar içselleştirmişler ki... Borsacıların kullandığı bir tabir var. Piyasa bunu satın aldı diyorlar... Muharrem İnce’nin konuşmasına bakıyorsunuz milletvekili aday listeleri açıklandığı zaman eleştiri olmuştu. Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce’ye yakın isimleri çizdi... İnce bu tür sorular için ne dedi? Aday listesinin o kadar önemi yok. Cumhurbaşkanı olunca bakanlar kurulu listesini ben yapacağım. Sen kimsin? Parlamenter sisteme dönmeyi taahhüt ederek Cumhurbaşkanı adayı olmuşsun... İlke diye bir şey yok mu? Be yetkilerle cumhurbaşkanı çığırından çıkar dediler... Bunu söyledikten sonra ‘tamam ama bu yetkiler bende olursa memleketi çok güzel idare ederim’ demenin ilkesel bir tutarlılığı var mı? Tayyip Bey’in elinde olursa bu yetkiler diktatörlük oluyor ama bana verirseniz memleketi huzur içinde, barış içinde yönetirim. Bu ne demek? Tutarlı bir muhalefet çizgisinden beklenen nedir? Yok, kardeşim seçilirsem ben bu yetkilerle cumhurbaşkanlığı yapmam, bir sene sonra anayasayı da değiştiririm parlamenter sisteme dönerim demesiydi...

Dördü zorlayacağımızı hissediyorum
Avcı, Eskişehir seçim tahminin sorulması üzerine “Eskişehir’de dördü zorlayacağımızı hissediyorum ama bu hisler yanıltıcı da olabilir. Araziye çıktığınız zaman ne kadar gayret edersiniz edin size uzak kesimlere çok fazla dokunamayabiliyorsunuz. Daha çok temasta olduğunuz size gelenler... Size muhabbeti varsa çevrenizde onlar oluyor. Dolayısıyla o sizi bir havaya sokabilir. Uzaktan geçenleri pek görmüyorsunuz. Anlıyoruz ki size pek muhabbeti yok. Bütün partiler için geçerli. CHP’lilerin de karşısına onlara muhabbet duyan aslanım kaplanım diyenler çıkıyordur. İşte çevrenin dolduruşu adamı beş vekile adamı çıkartır” diye konuştu.
 
1000
icon
Mehmet Yılmaz 19 Haziran 2018 23:45

Bu millet bahçesine kimse çok sevinmesin. bahçenin içi suriyeli dolar. geceden sabah çıkmazlar içinden. beleş yatış yeri.yani bu bölgedeki mahalleler daha kötü etkilenir.

0 1 Cevap Yaz
SELAMİ 19 Haziran 2018 17:21

SEÇİMİ MUHARREM KAZANIR BAHÇEYİDE YILMAZ HOCA YAPAR.

1 1 Cevap Yaz
cemil kabalak 19 Haziran 2018 16:04

hala aynı oyunları oynuyorsun hoca...aslında keşke şu televizyon programlarına dosyalarla çıkıp bir konuşsak karşılıklı ha bu arada çok övdüklerini ve onların etrafındakileri de alsan...hatta bir idare hukukçu profesör, bir ceza hukukçusu da olsa hakem olarak...devletin kesesinden devlet için yapılan işlerden birilerine pay çıkarıp hala kendi çapında adam kolluyorsun..ama peşin söyleyeyim bu işin sonu öyle veya böyle pişmanlık...dördü bırak 3 milletvekili alabilirseniz dua edin...hala evliyalığa soyunuyorsunuz...kendinizi kendiniz gözünde nasıl gördüğünüz önemli değil milletin gözünde nasıl gözüküyorsunuz bunun cevabını seçimlerde alacaksınız...en büyük kazığı da sizin cici çocuklardan yiyeceksiniz haberiniz olsun

1 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

TARIM FUARI