Beni başka bir dünyaya götürdü

Videoyu Aç Beni başka bir dünyaya götürdü
A
a

Uzun süredir seçim gündemiyle meşgulüz. Önce oda seçimleri, sonra genel seçimler... Arada bir Eskişehirspor kongresi...

Seçim dönemlerinde aksattığımız şeyler oluyor. İyi, güzel, faydalı işleri çok duyuramıyoruz. Ya vakit kalmıyor ya da arz-talep dengesi nedeniyle seçim gündemini yazmak zorunda kılıyoruz. Hatta bazı önemli ve güzel işleri ‘arada kaynamasın’ diyerek seçim sonrasına bırakıyoruz. Seçimler bitti, şimdi yöneticiler için hizmet biz gazeteciler için de o hizmetleri duyurma, örnek olmalarını sağlama bazen de haddimiz olmadan ‘takdir etme’ zamanı...

Seçim döneminde ‘yapılacaklar listesi’ yapmıştım. Listenin üst sıralarında Tepebaşı Belediyesi tarafından geçtiğimiz günlerde hizmete sokulan Elektrikli Bisiklet Projesi’ni yerinde görmek vardı. Dün sabah nihayet karar verdim ve elektrikli bisiklet deneyimi yaşamak için gazeteden ayrıldım. Tepebaşı Belediyesi’nde ‘her şeyden sorumlu’ arkadaşım Özcan Erkaya’yı arayıp “Bölgenize giriyorum. Şu bisikletleri deneyeceğim, haberin olsun” dedim. Özcan, “Bizden bi arkadaş gelsin, yardımcı olsun” dedi. Ben “Kardeşim gerek yok, ben kendim tecrübe etmek istiyorum” deyince Özcan ısrarla “birini göndermek” istedi. Sonradan anladım! Binmeyi beceremezsem ne olacak? Gelip ‘beceremedim’ diyecek halim yok... Mecburen suçu sistemi atacağım! Özcan da bunu ‘bildiği’ için beni Bilgi İşlem Müdürü Suat Yalnızoğlu’na zimmetledi. Belki de bisikletlere bi şey olmasın dediler... Şaka bir yana Suat ile Belediye önünde buluştuk ve en yakın bisiklet istasyonuna yöneldik. Anadolu Üniversitesi Cuma Kapısı önüne...

Elbette konu bisiklet ama Suat ile bir araya gelince mevzu birden ‘teknolojiye, bilgiye, dünyadaki son gelişmelere’ geldi. Bu arada laf arasında Kent Bilişim Kurulu’nu kuran Suat’ı tebrik ettim. Kurul, birinci yılını doldurdu. Eskişehir’de örnek bir girişim ve işbirliği oldu. Bilişim alanında faaliyet gösteren firmaları ve kurumların bilgi işlem sorumlularını bir araya getiren Kurul, çok güzel işlere imza attı. İşte bu Kurul, Suat’ın öncülüğünde kuruldu. Suat ile on dakika konuşunca Eskişehir’in ve özelde de Tepebaşı’nın insan kaynağı birikimiyle gurur duymamak elde değil. Onunla konuşunca çoğu zaman nerede çalıştığını unutuyorum! Apple mı, Tesla mı, Koç mu, Tepebaşı Belediyesi mi? Başkan Ataç’ı böyle bir ekip kurduğu için bir kez daha kutladım. Eskişehir için çok önemli kazanımlar... Kurul’u dikkatle takip ediyorum. Yakında önemli hizmetlere imza atacaklar.

Eczacılık’tan sağa dönüp aşağı indik. Cuma Kapısı’ndayız. Üç istasyon var, biri burada. Diğerleri Aşağısöğütönü’ndeki Yaşam Köyü’nde ve Şirintepe’de... Şirintepe’deki Tepebaşı Belediyesi Yunusemre Spor Tesisleri önünde. Cuma Kapısı önünde Suat’tan bilgi alıyorum. Suat Tokyo, Moskova ve Seul gibi kentlerde yaşadığı bisiklet deneyimlerini de aktardı. Bu bisikletleri kullanmanızın iki yolu var. Kredi kartınızla istasyona gidip bisiklet kiralayabilirsiniz. Kredi kartınızdan bir miktar para bloke ediliyor. Size bir şifre veriliyor, o şifreyle bisikleti alıyorsunuz. Daha sonra her saat için kartınızdan bir lira kesiliyor. İkinci saat de bir lira. Üçüncü ve sonraki saatler iki lira. Daha fazla kişi faydalansın diye üçüncü saatten sonra iki lira alınıyormuş. Kredi kartınız yoksa ya da kullanmak istemiyorsanız kimliğinizle birlikte belediyeye gidiyorsunuz. Beş lira karşılığında kart alıyorsunuz. Tıpkı Eskart gibi... Sonra istediğiniz kadar dolum yapıyorsunuz... Şifre belirleyip belediyeden ayrılıyorsunuz.

Bu istasyonda teknik bilgi aldıktan sonra Şirintepe’ye yöneldik. Yolda toplam 30 bisiklet olduğunu öğrendim. Suat’a “Espark önüne ya da yakınlara bir yere istasyon yapılsa iyi olmaz mı” dedim. Bu konuda çalışma yapılıyormuş... O bölgede daha çok kullanılacağını düşünüyorum... Öte yandan bunun Büyükşehir ve Odunpazarı ile işbirliğiyle tüm kente yayılması da projeyi daha verimli hale getirebilir. Yıllar sonra bisiklete bindim. Hem de elektrikli... Mavi bisiklet yolunu takip ettim... Mahallenin çocuklarının ‘laf atmaları’ arasında ilerledim. Meraklı bakışlar ilk anlarda sürmeyi zorlaştırdı. Bir de ‘elektrikli’ meselesini yanlış anlamışım. Bisikletin ilerlemesi için pedal çevirmeniz gerekiyor. Öyle bi düğmeye basıp gitmek yok! Hareket et diyorlar yani... Ettik mecburen J Bir iki tur atıp poz verdikten sonra gazeteye dönmek için arabaya bindik. Suat “Abi buraya gezdin mi hiç” diye sordu. Hayır, cevabımızla araçtan indik, Yunusemre Spor Tesisi’ne yöneldik. Ahmet Ataç’ın çok doğru işlerinden biri bu spor tesisleri... Ertuğrulgazi’deki Su Sporları Merkezi ve hemen yanındaki Mustafa Kemal Atatürk Spor Kompleksi gibi... Binlerce çocuğu kötü alışkanlıklardan koruyan bu hizmetler Ataç’ın başkan sıfatıyla değil ‘hekim kimliğiyle ya da baba edasıyla’ yaptığı işlerden... Kötü alışkınlıklar derken akla hemen uyuşturucu ve sigara geliyor. Ama artık bilgisayar, tv, tablet de kötü alışkanlıklardan sayılıyor. Ataç’ın bu hizmetleri çocukları evden çıkarıyor, tv başından kaldırıyor, beceri kazandırıyor... Daha küçük yaşlarda çocuklara sportmenliği öğretiyor. Keşke bütçesi olsa tüm çocuklara ulaşsa... Başkan Ataç, yaptığı spor tesisleriyle üç dört bakanlığın yapması gereken işlerin hepsini aynı anda yapıyor.

Kapıda bekleyen neşeli çocuklara gülümseyip içeri girdik. Yetkiliyle tesisi geziyoruz. Belediye tesisi değil, özel spor salonu gibi. Her yer pırıl pırıl... Her santimi özenle yapılmış, düşünülmüş. Salonların kapısına asılan ‘listelerden’ inanılmaz bir ilgi olduğunu görüyoruz. Özelliği olan solanlar görüyorum... Kadınlara, gençlere ve çocuklara... Konferans salonu bile var. Burada verilen hizmetlerin tamamı ücretsiz. Plates, karate, jimnastik salonları... Tesis çok büyük. Öyle laf olsun diye yapılmamış. Çevresine resmen hayat getirmiş, hareketlilik katmış. Çocukların şanslı olduğunu mırıldanarak üst kata çıktık.

Aaa montaj atölyesi! Sormama gerek kalmadan açıkladılar. Yaşam Köyü’ndeki evler alınan hibe projesi kapsamında yenileniyor. Daha çevreci hale geliyor. O nedenle montaj atölyesi geçici süre buraya taşınmış. Zihinsel engellilerin ‘hikâyeleri’ gözlerimizi dolduruyor. Yetkililerden duyduklarımız “Allah razı olsun Ahmet Ataç’tan” dedirtiyor. Beş yıl önce başlayan bu proje gerçekten çok önemli. Bardak tutamayanlara buzdolabı menteşesi yaptıran bir proje... Ailelere nefes aldırtan, çocuğuyla gurur duymasını sağlayan bir proje... Burada eğitim alan ve bir süre çalışan 17 arkadaşımız OSB’de iş başı yapmış. Her birinin hikâyesi var... Anlatılamayacak ve yazılamayacak duygular içinde ayrılıyorum atölyeden... Bisiklete binip iki tur atıp gelecektim ama Tepebaşı’nın her noktası sürprizlerle dolu. Kendimi bıraksam Suat’ın elinden bir başka yetkili alacaktı beni; şurayı da görelim, bunu da yaptık... Arkadaşlara “Tepebaşı’nda görecek yer, hizmet, proje bitmez” diyerek müsaade istedim.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat