Cemalettin Abi...

Cihan Yıldırım yazdı

9 Ocak 2018 09:30
A
a
2003 yılında mesleğe başlayınca tanıdım... Öyle haftalar, aylar sonra değil bir hafta sonra tanıştım. Gittiğim ilk haberde “Sarar’ın sahibi bu adam mı” diye hafiften şaşırdığımı itiraf edeyim.
Neden şaşırdım? Çünkü Sarar ulaşılabilirdi... Bazı siyasetçilerin kimi zaman ‘bir lütuf’ gibi satmaya çalıştığı ulaşılabilir olma durumu Sarar’ın adeta karakteri olmuştu.
Hatta ‘aşırı’ ulaşılabilirdi. Sarar gibi dünya markasının patronu olmasına rağmen toplumun tüm kesimleriyle temas kuruyordu. Zaten öyle olmasa ‘bir haftalık’ muhabirken kendisiyle nasıl tanışırdım?
Sarar’ın doğallığı da beni etkiledi... Cumhurbaşkanıyla da işçisiyle de aynı ‘tonda’ konuşan bir adamdan söz ediyoruz. O kadar doğal ve içten biri ki; çoğu zaman bir patron ile konuştuğunuzu unutursunuz.
Konuşmanın bir yerinde “Bizim elbiseleri çalmışlar, kamyona hırsızlar girmiş” diye size dert yanabilir. Ya da dünyanın öbür ucunda açtığı mağazanın çocuksu sevincini sizinle paylaşabilir...
İnanılmaz detaycıdır... Beş bin çalışanı var ama fabrikayı gezerken bir çalışanının parmağındaki yüzüğü fark edip ‘sen ne zaman nişan yaptın’ dediğine şahit oldum. Yine bir çalışanın kullandığı iki gözlü çekmeceyi üç gözlü yapın demiş. Bir gezimizde de ‘Nasıl böyle üç gözlü daha iyi değil mi’ diye sordu...
Sarar, samimidir...
Bu kadar başarılı bir iş adamı için ‘peki ne iş yapamaz’ diye soran olursa cevabım kesinlikle ‘politika’ olur. O samimiyetle politika pek bağdaşmaz...
Gölündekini söyler...
Yanlış anlaşılır falan diye düşünmez! Kimse de yanlış anlamaz zaten...
Çünkü tanıyan herkes ‘iyi bir yüreği’ olduğunu bilir...
Alçakgönüllü olması dillere destandır...
Yaklaşık 7-8 yıl önce şehir dışından gelen arkadaşlarla Sarar’a gittik. Hoş beş derken Sarar ile arkadaşları tanıştırmayı unuttum. Sarar, pantolon deneyen bir arkadaşın paça ölçüsünü alıyordu. O sırada ‘Hani o kadar anlattığın Sarar nerede, bizi tanıştırsana’ dedi. O sırada paça ölçüsü alan Sarar, ‘buradayım’ dedi! Hala boynunda mezuro ile gezen bir ‘terzi’ o... Madalya gibi taşıyor... İşini aşkla yapan, böbürlenmeyi sevmeyen ve bu özellikleriyle örnek olan bir isimdir. O yüzden pek çoğumuz ‘abi’ deriz. Cemalettin Abi...
Güler yüzlüdür...
Ekonomiden, kumaştan anlamasanız da sohbeti sizi rahatlatır... Öyle çetrefilli konuları öyle basit anlatır ki şaşar kalırsınız. Bu yönüyle rahmetli Sakıp Sabancı’nın ekolünü devam ettirir.
15 yıldır stresli, panikli görmedik!
Hep umutludur... Hep iyi düşünür, iyi bakar...
Asla üşenmez... Toyota Sarar’ın altında eski arabaları vardı. Bir gün ‘Abi şunlarla seni çekelim, haber yapalım’ dedim... Beş dakika sonra tulumları giymiş, elinde 14-15 anahtarla otomobilin başındaydı...
İşinden çok sevdiği şey Eskişehir’dir... Şehir milliyetçisidir... Pek çok cazip teklife rağmen kentini bırakıp gitmemiştir.
Sarar’dan öğrendiğim çok şey var. En önemlisi ne diye sorulacak olursa ‘iyiler hep kazanır’ derim. Ekonomi bilmek, piyasaları koklamak bir yere kadar... İyi yürekli de olmak gerekir. Ben Cemalettin Sarar’ın başarılı olmasını ‘iyi yürekli’ olmasına bağlıyorum.
Eskişehir denince doğal olarak ‘Sarar’ markası akla geliyor. Tanıyanlar Cemalettin Abi’nin de ‘marka’ olduğunu biliyor.
 
1000
icon
Yılmaz ÖZKIRAN 10 Ocak 2018 01:35

İş için el sıkışıp hayırlı olsun diyen ertesi gün ve sonraki günlerde arayıp sormayan adam yere göğe sığdıramadığın sarar

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat