alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

"Bu Eskişehir'in meselesi!"

Videoyu Aç "Bu Eskişehir'in meselesi!"
A
a

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş ES TV'de Ekstra Gündem programının konuğu oldu, önemli açıklamalarda bulundu

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, ESTV'de “Ekstra Gündem” programının konuğu oldu. Programda gazeteciler Ali Baş, Cihan Yıldırım ve Arif Anbar’ın sorularını yanıtlayan Kesikbaş, yapılacak çalışmalarla ilgili olarak detaylı bilgiler verdi

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU
Yeni Nesil Organize Sanayi Bölgeleri hakkında değerlendirmede bulunan Kesikbaş, “Bizim bahsettiğimiz OSB aslında dijital dönüşümü sağlayabileceğimiz, sanayi 4.0 yatırımlarını yapabileceğimiz, kümeleşebileceğimiz, genel stratejiler yaratabileceğimiz, iletişimin en üst seviyede olacağı, internetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde herkesle ortak fikir ve ortak ArGe yapabileceğimiz pırıl pırıl, yemyeşil, enerjisini kendisi üretebilen, ortak paydada birbiriyle aynı sinerjiyi sağlayabilecek sektörlerin bir araya geldiği, kente mutlaka ve mutlaka bir toplu taşıma ile bağlanabileceği, çünkü kentleşme önemli. Hepimizin kentle beraber sanayinin de entegre olması gerekiyor. Ama kentin içinde değil. Kızılcıklı’da Batıkent’in dibinde değil. Bu tip OSB’lere ihtiyacımız var. Yeni nesil organize sanayi bölgeleri deniyor bunlara. Hatta hükümetin mevcut planında da var. Çünkü burada katma değerli üretim yapıyorsunuz. İki türlü üretim var. Ölçek ekonomisi yaratacaksınız, dünyanın her yerine satacaksınız, yada niş, inovasyon ve Ar-Ge’ye dayalı daha katma değeri yüksek ürünler yapacaksınız. Bizim OSB’miz Türkiye’nin güzel OSB’lerinden bir tanesidir. Ama karma bir OSB’dir. Bizim bahsettiğimiz OSB’lerde gençler gelip çalışabilecek. Üretim derken beden gücüyle üretimden bahsetmiyoruz. Artık akıl teri önemli. Ben şehircilikten anlamam ama kentin geleceğinde mutlaka sanayinin yerinin olması gerekiyor. Ama nasıl bir sanayi? Öyle bacasından dumanlar, tozlar çıkan sanayiler değil, 1,5 dolarlık ihracat rakamını 3,5- 4 dolarlara çıkarabileceğimiz yerler” ifadelerine yer verdi.

PLANLANMA YAPILMALI
“Eskişehir’in, Türkiye’nin buna ihtiyacı var” diyen Kesikbaş sözlerine şöyle devam etti: “Ben Eskişehir’in milyonlarca göç alsın, ağır sanayi kurulsun diye değil. Bu memleket meselesi Eskişehir’in meselesi değil. Bunların doğru bugünden planlanması, programlanması gerekiyor. Bunun şimdiden lokasyonunun kentin batısında, doğusunda… Sosyal medya da karşılaştım. Böyle bir OSB kentin batıya doğru akışını… Oturdum üşenmedim bizim hayalini kurduğumuz yerle Eskişehir’in batı çıkışını hesap ettim. Google’dan tek tek piksel piksel baktım 3 milyon insan oturabiliyor. Kimse o yüzden sallamayacak. Bu mesele ülkenin meselesi, bu mesele Eskişehir’in meselesi. Buraya 100 bin tane öğrenci geliyor. Beyin göçü yaşıyoruz. Adam geliyor gidiyor, kalan var mı? Biz burada eğitiyoruz, büyütüyoruz, yediriyoruz, içiriyoruz o çocuklar sonra kalkıyor İstanbul, Ankara’ya gidiyor. Niye gitsin? Kimin ne dediğinin bir önemi yok bu işlerde bu kolektif. Öyle yada böyle bu kentin ve diğer kentlerin hepsinde ihtisas OSB’lerine ihtiyaç var. Mükemmeliyet merkezlerinin içinde olduğu yeni nesil OSB’lerine ihtiyaç var. Bunu bir tek biz konuşmuyoruz”

GELİR TUZAĞINDAN KURTULMALIYIZ
İhtisas OSB’leri için yasal bir engel olmadığını söyleyen Kesikbaş, “İhtisas OSB’leri için yasal bir engel yok. Bizim karma bir OSB’miz var zaten. Bizim hayalimiz başka. Eskişehir bir şeyin farkında değil. Sanayileşmek açısından bunu sanayi kirliliği, baca kirliliği olarak falan düşünmeyin. Bizim bahsettiğimiz kompakt yapılar. Eskişehir Marmara havzasının içinde yer almak zorunda. Bugün Marmara havzası dediğiniz zaman İstanbul, Bursa, İzmit, Bilecik, Balıkesir, İzmir’e kadar gidiyor. Bu havzada yer almak zorundasınız. Lojistik olarak da bağlanmak zorundasınız, entegrede olmak zorundasınız, sanayinizi de büyütmek zorundasınız yoksa Eskişehir orta gelir tuzağından kurtulamaz. İhracat rakamlarını 3-4 dolarlara çıkartacağız ki orta gelir tuzağından kurtulabilelim. O yüzden bizim ne yapıp yapıp Marmara bölgesine entegre olmamız gerekiyor. Diyecekler ki Bursa yeşildi, yeşilliği bitti. Ben doğma büyüme Eskişehirliyim. Bizim Eskişehir’imiz, Bursa gibi şeftali bahçeleri falan yoktu. Bir tek vişne evlerinin olduğu bölümler vardı. Vişnelik, Sümer Mahallesi falan yeşillikti. Biz bisikletlerle falan giderdik, oralarda top oynardık. Çukurhisar’da Muttalip’te falan ben öyle yeşillik falan hatırlamıyorum” dedi.

İHTİSAS OSB’LERİ TARTIŞILACAK
İhtisas OSB’leri hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile görüştüğünü anlatan Kesikbaş, “Yılmaz Hocaya gittim. Evet, söyledim de. Buradan bunları polemikte yapmak istemem açıkçası. Belki bizde doğru anlatmamış olabiliriz. Yanlış anlatmış oluruz. Önce basının tartışması gerekiyor bu konuyu. Öyle yada böyle bu konu tartışılacak Eskişehir’de. Kim ne olursa olsun. Herkese saygımız sonsuz. Fazlasıyla sonsuz. Çünkü herkes katma değer sağlamıştır bu kente değer vermiştir. Eskişehir Sanayi Odası’nın şöyle bir özelliği var. 700 tane üyesi var. Dolar yükselmeden önceki yaptığı ciro 26 milyar TL. 50 bin küsur çalışanı var. 50 bini 4 ile çarpsanız 200 bin insan Eskişehir sanayisinden ekmek yiyor. Bizimde bir şey söyleme hakkımız olsun demi sanayiciler adına. Sanayici denilince Hulusi Kentmen gibi oturalım 5 tane jipimiz olsun 8 apartmanımız. Bizim sanayicimiz böyle değil. Bizim sanayicimiz emekçi sanayici. Herkes tırnağı ile çalışıyor. Sanayi tesislerini gezdiyseniz emekçi sanayici bizim sanayicimiz. Tamam, İstanbul sanayiciliği farklıdır vs bilemem. Eskişehir’in yeni nesil OSB konusunda şansı çok büyük. Mesela İstanbul sanayi odasının OSB veya konumlandıracağı çok fazla firma kalmadı. Gideceği yerlere bakalım ya Bursa’ya gidecek İstanbullu sanayici, yada dış yatırımcı İstanbul’a geldiği zaman, ya Bilecik’e gidecek. Ya İzmit’e gidecek, ya Adapazarı yada Balıkesir. Bizim en büyük potansiyelimiz kaliteli düzgün yatırımcıları Eskişehir’e çekmek” diye konuştu.

KURTARICI SANAYİCİLER
OSB’lerin şehrin batısında olmasına Büyükerşen’in itirazıyla ilgili soruya yanıt veren Kesikbaş, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. İlla doğuda sanayi olur diye bir şey yok. Gidin mesela Torino’ya Frankfurt’a, Duesseldorf’a, Almanya’nın çok, Fransa’ya gidin. Oralarda böyle daha küçük küçük OSB var. Bir kere de böyle büyüğü yok. Bakın tekrar söylüyorum bizim OSB’miz çok güzel ama illa kenti doğuya doğru büyütmek bir kere sanayi anlamında çok doğru değil. Batıda da olmalı. Sıkıntı yok ki. Az öncede söyledim 3 milyon insan oturabiliyor. Başka bir şey söyleyeyim İstanbul’da Bostancı’da oturup, karşı tarafta Mecidiyeköy’de çalışmaktan bahsediyorsunuz siz. Her gün köprü trafiğini geçeceksin neden çünkü Anadolu yakası daha böyle oturma alanı gibi, insanların oturduğu bölge olarak tasarlanmış, karşı tarafta da çalışma alanı. Şimdi Eskişehir’in trafiği ile İstanbul’un boğaz trafiğini düşünün. Biz sabahları kalkıyoruz, saat 7 buçuktan itibaren cehennem OSB’ye gitmek. Çalışanı da düşüneceksin oraya 50 bin kişi geliyor. Türkiye’nin kurtarıcısı sanayiciler. Üreteceğiz.

LOJİSTİK MERKEZ OLMAK ŞART
Eskişehir’in lojistik merkezi olması gerektiğini savunan Kesikbaş, “Havaalanımız var etrafı var. Ama lojistik merkezi yapmakta tek başına yetmiyor. Yanında mutlaka sağında solunda bir serbest bölgesinin olması gerekiyor. Serbest bölgesinin olmasının sebebi, çünkü havacılık sektörüyle ilgili 300 milyon ihracat varken 240 milyon dolarda ithalat var. Belli işte parçalar geliyor işleniyor gidiyor. Bunu bir serbest bölgenin içine yapmakla dışında yapmak arasında çok fark var. Bir kere bunları entegre etmemiz gerekiyor sistemin içerisine onun haricinde o serbest bölgeye ürün sağlayabilen, hizmet sağlayabilen firmaların olduğu bir bölge şart. Bunun haricinde madencilikle ilgili bir ihtisas organize sanayi bölgesi şart. Çünkü madenlerimiz var. Biz o madenleri çıkarmakla mükellefiz ve satacağız. Madenlerimizi işleyip satarsak daha fazla para kazanıyoruz, ham olarak satınca daha az para kazanıyoruz. Taş olarak veriyoruz. Lojistik önemli. Güney kuzey karayolları önemli. En önemlisi ihracat yapacaksak Eskişehir’in ihracatının neredeyse yüzde 100’ü karayolu ile yapılıyor. Halbuki bizim biran önce Gemlik’e bağlanmamız gerekiyor. Şu an yüzde 40-50 seviyelerinde. Eskişehir tren yollarının kavşak noktası ve biz karayolu ile ihracat yapıyoruz. Sadece iç nakliyeler için ödediğimiz para 4 buçuk 5 milyon Euro. Raporunu hazırladık. Mutlaka Gemlik’e limana açılmanız gerekiyor” dedi.

SİYASİLERE DOSYA VERDİK
Kesikbaş, “Liman bağlantısı için bağlantı kurdunuz mu?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Siyasilerimize Dosya hazırladık. Hepsine verdik. Eskişehir lojistik problemleri ve çözümleri diye bir çalışma hazırladık. Buradan kaç konteynır gidiyor bunu ilgili yerlere yönlendirdik takibini de yapacağız. Tek tek çıkarttık ciddi kazançları var bu işin. Bu işin master projelerini oluşturmak gerekiyor. Bütünü insanlara anlatmak gerekiyor. Öyle tek başına bizim Gemlik’e bağlanacağımız falan değil yani konu. İşin arka planında sanayileşmeyi anlatmak gerekiyor. Torino örneğini veriyordum. Sanatta var. İtalya’nın en güzel sanat, tarihi binalarından, temizliğine sanayisine. Şu an İtalya’nın en büyük sanayisi Torino’da. İhracatla ilgili çok enteresan ve güzel çalışmalar yapıyoruz. Ben oradaki firmalar kendi firmam gibi pazarlama aksiyonu haline getirmeye başladık sanayi odası olarak.”

İNSANLARA VEFA DUYACAĞIZ
Kesikbaş, Sanayi Odası eski Başkanı Savaş Özaydemir ile görüşmeler yaptığını şöyle anlattı: “Görüşüyoruz, istişare ediyoruz. Bizim iştiraklerimizde hala Savaş Başkan başkanlık yapıyor. Hiçbir zaman değişiklik yapmadık. Büyüklerimize saygı, sevgi, birlik, beraberlik. Onların her şeyinden faydalanacağız. Hepimiz hata yapıyoruz. Benimde verdiğim kararların yüzde 50’si doğru yüzde 50’si hatalıdır. Önemli olan vefa. Biz o insanlara vefa duyacağız. Bir yerden alınmış bugüne getirilmiş. Evet, artısıyla, eksisiyle, yapılmayan vardır, çok iyi yapılan vardır. Muhalefet etmek ihanet etmek değildir. İnsanlara mutlak değer içinde bakmak demektir. Mutlak değer içinde baktığımız zaman hiçbir sıkıntı yok. O yüzden Savaş başkan her zaman başkandır.”

Değerlendiremiyoruz
Eskişehir sanayisinin iyi değerlendirilemediğini ifade eden Kesikbaş, “ Potansiyelini değerlendiremiyoruz. Potansiyelle ilgili sıkıntı var. Isparta mesela daha çok tarımda büyüyor. Sanayileşme maalesef orada, daha önce anlattılar ilk sanayi ve ticaret kuruluşu orasıymış. 150 yıllık bir sanayi ve ticaret odasıymış. Ama daha sonradan sanayi Konya’ya oraya buraya kaymış. Şu anda sadece tarımla, hizmet sektörüyle büyüyen bir ilimiz. Başka enteresan bir şey söyleyeyim 90 bin öğrencisi varmış Süleyman Demirel Üniversitesinin. Bizim buradaki 3 üniversitenin toplamı kadar öğrencisi var. Hizmet sektörü büyüyor, tarım büyüyor ama mesela elma için Urge projesi koymuşlar Türkiye’deki her 4 elmadan biri oradan ama ihraç ediyorlar.

 
Kaynak : Anadolu Gazetesi
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat